Ürperen kalbimi bütün gürlüğüyle ısıtıyor. Ağaçlar, çiçekler.. insanın güzel kokuların denizinde yüzüp ondan beslenebilmek için mayıs böceği olası geliyor.
Bence insanlar ölmek fikrinden hoşlanmadıkları için cennete inanıyorlar, çünkü yaşamaya devam etmek istiyorlar ve başka insanların, onların evine taşınıp eşyalarını çöpe atması fikrinden hoşlanmıyorlar.
O acımasız davranışımı hâlâ kendi kendime açıklayabilmiş değilim. Nasıl oldu da gidip onu teselli etmedim, korumadım? Bir yavru karganın yuvasından atıldığını, bir köpek yavrusunun bir çitin üzerinden fırladığını ya da bir aşçının, çorbasını yapacağı bir tavuğu gördüğümde hıçkıra hıçkıra ağlamama sebep olan şefkat dolu kalbim neredeydi?
-Yedi ömrüm olsaydı eğer, her akşam şu taraçada, şu rahat divana uzanıp yatmak için birini feda ederdim seve seve; bu şarabı içmek, parmaklarımı şu kaseye daldırıp yemek için.. Mutluluk tekdüze bir yaşamda gizli.