"İnanıyorum söylediğini candan söylediğine ama bugünkü karar yarın çoktan bozulur çok kez. Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak en çabuk unuttuğumuz şeydir, ne yapsak. Mademki bu dünya bile yok olacak bir gün sevginin bitmesine bir insan neden üzülsün. Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı? Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.."
Yoksul olmak, çirkin olmak ve üstelik zeki olmak, bizim toplumlarımızda insanı kasvetli ve hayal bile kurmayacağı kulvarlara mahkûm eder, ki bunlara erkenden alışmakta yarar vardır. Güzellik oldu mu her şey bağışlanır, kabalık bile. Zekâ ise sanki koşulların uygun bir telefisi değil gibidir, doğanın en yoksul çocuklarına sunduğu bir dengeleyici olarak görülemez, daha ziyade gereksiz bir oyuncaktır, mücevherin değerini yükseltir. Çirkinlik ise zaten daima suçludur ve ben bu trajik yazgıya, hiç aptal olmadığım için daha fazla acı çekerek mahkûmdum.