Tuğba Altun

Tuğba Altun
@TUBA2383
Sağlık Teknikeri
Lisans
45 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı

Tuğba Altun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·524 syf.··
2026 5. kitabı
Orhan Pamuk
7.5/10 · 60,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·524 syf.··
2026 5. kitabı
MASUMİYET MÜZESİ ​Orhan Pamuk çok sevdiğim bir yazar olmasa da bu kitap çok ilgimi çekmişti. Alıp okumak yerine dizisini izlemeyi tercih ettim. Bir aşk hikayesi izleyeceğimi sanırken; takıntılı, narsist ve bunun yanı sıra romantik bir karakterin yaşattığı bir hikaye ile karşılaştım. Füsun, daha hayatının baharında maalesef celladına aşık olmuş bir genç kız; Sibel ise bu hikayenin içerisine çekilmiş bir mağdur. Kemal, takıntılı aşkı ile etrafındakileri mutsuz eden bir egoist. Maalesef böyle erkekler çoğunlukta. ​Kemal’in hikayesi, aslında bir aşkın yüceliğinden ziyade, bir erkeğin sahip olma arzusunun yıkıcılığını anlatır. Kemal, Füsun’u bir özne olarak sevmekten ziyade, ona dair nesneleri biriktirerek kendi kurguladığı "masumiyeti" hapsetmeye çalışır. Sibel, modernliğin ve toplumsal beklentilerin kurbanı olarak bu denklemde saf dışı kalırken; Füsun, Kemal’in saplantılı sevgisinin yarattığı o görünmez duvarların arasında, kendi hayatının baharını feda etmek zorunda kalır. ​Bu noktada karşımıza çıkan tablo, romantizmden çok psikolojik bir boyun eğdirmedir. Kemal’in "aşk" dediği şey; etrafındaki kadınları mutsuzluk çemberine hapseden, her şeyi kendine hak gören narsist bir egonun yansımasıdır. Belki de kitabın asıl trajedisi; Füsun’un kendi celladına duyduğu o kaçınılmaz bağ ve Kemal’in bu mahvedici tutkuyu bir "müze" kuracak kadar kutsallaştırmasıdır. Bu sevgi değildir. Aşk hiç değildir. Aşk ve sevgi, üzmemektir. Bazen onun iyiliği için görünmez olmak, onun mutluluğu için şekillenmektir. ​Gerçek bir hikaye olması ve somut bir müze ile tasdik edilmesi beni çok etkiledi. İstanbul'a gider gitmez bu müzeyi de ziyaret edeceğim. Çukurcuma'daki müzeyi ziyaret ettiğimde, Kemal'in Füsun'dan "çaldığı" o binlerce sigara izmaritini görmek, benim narsist takıntı tezimi muhtemelen
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
1/10
·176 syf.··
2026 4. kitabı
570. BASKI MI? MÜTHİŞ PSİKOLOJİ! ​Büyük bir hevesle, "İşte hayatımın anahtarını buldum!" diyerek aldığım o meşhur kitabın elimde patlamasının hazin öyküsüdür bu... Nedense bu hayal kırıklığı her seferinde beni gidip en çok satanlar rafında buluyor. Belki beklentiyi yukarılara çıkarıyorum, belki de "Çok satıyorsa bir bildikleri vardır" safsatasına düşüyorum ama sonuç hep aynı: Kocaman bir hüsran. Gerçekten ​mesele verdiğim para da değil, giden saatlerime, o kıymetli zamanıma üzülüyorum. O parayla muhtemelen kimsenin adını duymadığı ama okuyunca insanın ruhuna pencere açan, ufuk genişleten sessiz sedasız bir kitap alsaydım şu an çok daha mutlu bir kahve yudumluyor olurdum. ​Kitabın adı 'Müthiş Psikoloji' olunca, sanıyorsunuz ki kimsenin bilmediği gizli kapılar açılacak, ruhun dehlizlerine inilecek... Ama karşılaştığım şey; süslü cümleler ve "şişirilmiş" bir popülerlikten ibaret. Aslında kitap bana bir şeyi uygulamalı olarak öğretti. Reklamı yapılan her parıltılı şeye "Evet" demememiz gerektiğini! Yani kitap, isminin hakkını dolaylı yoldan vermiş oldu; bana bu tarz kitaplara "Hayır" demeyi bizzat zamanımı harcayarak öğretti. ​Neyse, daha fazla yerden yere vurup enerjimi de tüketmeyeyim. Bu seferlik böyle olsun. Şimdi taze bir kahve yapıp, bu "müthiş" hayal kırıklığını geride bırakıyor ve yeni bir kitaba, yeni bir umuda yelken açıyorum. Tuğba Altun
Hayır Diyebilme SanatıMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 202417,7bin okunma
Dinler, dinler olmak haysiyetiyle gittikçe siyâsî ehemmiyetlerini, kuvvetlerini kaybediyor, sosyal olmaktan ziyâde şahsîleşiyor, toplumlarda vicdân serbestîsi, dînlerin birliği yerine kaim oluyor, dinler toplumların işlerinin düzenleyicisi olmaktan vazgeçerek kalblerin rehberliği ve mürşidliğini üstleniyor. Ancak yaradan ile yaradılan arasındaki vicdânî râbıta hâline geçiyor. Bu yüzden dinler ancak ırklarla birleşerek, ırklara yardımcı ve hattâ hizmetçi olarak siyâsî ve sosyal ehemmiyetini muhâfaza edebiliyor.