Tuğba Altun

Tuğba Altun
@TUBA2383
Sağlık Teknikeri
Lisans
45 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı

Tuğba Altun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·404 syf.··
2025 1. kitabı
David Burns
8.6/10 · 15,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·404 syf.··
2025 1. kitabı
İYİ HİSSETMEK 2025 yılının ilk kitabını bugün sizlerle paylaşıyorum. Bu kitabı, depresyonda olan bir yakınıma psikoloğu önermişti. Onun tavsiyesi ile tanışmıştım. Psikoloğu ona çok iddialı konuşarak ' belki ilaca gerek kalmadan bu kitapla kendini tedavi bile edebilirsin' demişti. İlk önce yazarını araştırdım. Dr. David D. Burns Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra Pennsylvania’da psikiyatri alanında uzmanlaşmış, aynı zamanda okuduğu üniversitede Psikiyatr Ana Bilim Dalında uzman olarak görev yapmaktadır. İnsanları iyileştirmek için adadığı hayatında bu güçlü ülküsü ile her zaman övünmektedir. David Burns hastalar için hayatı kolaylaştırma çalışmalarına halen devam etmektedir. Kitabın anafikri aslında depresyon için ilaç tedavisi yerine ' bilişsel terapi' yani düşünce terapisini oluşturmak. Aslında buna benzer birkaç kitap okumuştum. Düşünce yoluyla kanseri bile yenen insanları konu edinen kitaplar. Bu da düşünce yoluyla psikiyatrik hastalıkların yenilebilecegini anlatıyor. Tabii bu bütün hastalar için geçerli değildir bence. Herkes bunu başarma gücüne sahip olmayabilir. Ama kitabın, insanın özgüvenini yerine getirdiğini söyleyebilirim. Yol gösterici ve motive edici bir kitap. Psikiyatrik açıdan kendini iyi hissetmeyenlere ya da psikolojilerini güçlendirmek isteyenlere tavsiye edebilirim. Not olarak Psikiyatri biriminde görev yapan biri olarak hocalarımın bu kitaba bakış acılarını çok merak ediyorum. Tuğba Altun
İyi HissetmekDavid Burns · Psikonet Yayınları · 201815,5bin okunma
10/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
SEMERKANT ( AMİN MAALOF) Bir yazarımız 'bir kitabı en az 3 kez okumalısınız' çünkü 1. de kitabı anlarsınız 2. de yazarı 3. de ise kendinizi anlarsınız diyor. Ben de katılıyorum açıkcası bu fikrine. Bu kitabı ilk okuduğumda öğretmen arkadaşlarımızın okuma grubunda okuyup, incelemistik. Fakat ikinci okuduğumda o kadar detay kaçırdığımı fark ettim ki iyi ki ikinciyi okumuşum diyorum şuanda. Tarih sever bir okuyucu olarak elbette bu kitabı kaçıramazdım. Zaten Amin Maalof kalemini, kurgularını çok beğendiğim bir yazar. Fakat Türk şahsiyetleri cok yanlış karakterize etmiş. Melikşah gibi bir liderden bahsederken onu cok farklı ve negatif yorumlamış. Bu hiç hosuma gitmedi. Roman bölümlere ayrılarak anlatılmış. Romanı ben de ancak iki bölümde anlatabilirim sizlere 1. Bölümde yazar, Büyük Selçuklu Devleti' ni ve o dönemleri bizlere kendi objektifinden yansıtmaya çalışmış. Bunu yansıtırken Türkleri yermekten, farklı karakteristik şekillere sokmaktan sakınmamıştır. Benim bakış açıma göre bir Türk düşmanı gibi yazmış ve okuyucuya bunu hissettirmiştir. Bana geçen hissiyat buydu. Nizamülmülk - Ömer Hayyam ve Hasan Sabah üçlüsünün başlangıçta kesişen yolları. Kendi davaları üzerinde vermiş oldukları mücadeleleri gerçekten büyük bir heyecan yaratıyor. Nizamülmük' ün tecrübesi, Hasan Sabah' ın illegal ve dahice teşkilatlanması, Ömer Hayyam' ın ilim ve bilime olan adanmışlığını, hissetmemek mümkün değil. Tarihte bu üç şahsiyeti hep merak etmişimdir. Bu romanda da bunlarla ilgili detaylı bilgileri bulabiliriz. Haşhaşilerin yapılanması, devlet içerisine sızmaları bayağı bir merak uyandırıyor. Gerçekçi anlatımıyla Alamut Kalesi' nin içerisinde geziniyormuş gibi hissediyor insan kendisini. Bu bölümde en çok Nizamülmülk ve Hasan Sabah ' ın birbirleriyle olan mücadelelerine şahit
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
5/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
ATEŞTEN GÖMLEK Halide Edip Adıvar' ı anlamak için koşulsuz vatana aşık olmak gerekir. Onu Kurtuluş dönemi her platformda görmekten kendimizi alıkoyamayız. Düşünsenize hiçbir kitle iletişim aracı olmadan iki yüz bin kişiyi bir meydanda toplayıp Kurtuluş Mitingi'nde insanları yüreklendirecek, onların kaybettiği umutları tekrardan yeşertecek o konuşmayı yapacak ve mücadelenin en önemli aşamasında yer alacaktır. Hele ki o dönem kadınların fazla yetkiye sahip olmadıklarını varsayarsak. Kadınların da bu mücadelede aktif rol almasını sağlayan yazarımız yüzyıllar sürecek, belki bir millet için hiç bitmeyecek kahramanlık hikayelerine bir idol olarak anılmaya hak kazanacaktı. Ve öyle de oldu. Bu romanda belki Ayşe olarak çıktı karşımıza. 'Ateşten Gömlek' İzmir ' in işgalini anlatan çok güzel kurgulanmış, belgesel niteliğinde bir eser olarak ortaya çıkmıştır. Okurken bir an kendinizi mitingde , bir an cephede hissederken sanki sonunu bilmiyormuşsunuz gibi merak içinde sona ulaşmaya çalışıyorsunuz. 1922' de yayınlanan Kurtuluş Savaşı' nın ilk romanı olma özelliği ile de bir adım önde olan Ateşten Gömlek aslında iki yazarımız arasında bir çekişmeye de sebep olmuştur.Bu sebeple de romanın böyle farklı bir hikayesi vardır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu aynı isimle böyle bir romanı yazmak istemiş ve hatta bu fikrini Halide Edip'e de açıklamış. Bunun üzerine Halide Edip romanı yazdıktan sonra aynı isimle piyasaya sürünce Yakup Kadri'ye özür mahiyetinde bir mektup yazmıştır. Oysa bu milletin Ateşten Gömlek' leri hiç bitmeyecektir. Bu gömlek bizim milletimizin üzerinden hiç çıkaramadığı aslında kaderiydi. Belki aynı isimle o dönemde birçok yazar tarafından bu tür romanlar yazılabilir ve yayınlanabilirdi. Bunun yadırganacak bir tarafının olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Anılardan oluşmuş
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,3bin okunma