SEMERKANT
( AMİN MAALOF)
Bir yazarımız 'bir kitabı en az 3 kez okumalısınız' çünkü
1. de kitabı anlarsınız
2. de yazarı
3. de ise kendinizi anlarsınız diyor.
Ben de katılıyorum açıkcası bu fikrine. Bu kitabı ilk okuduğumda öğretmen arkadaşlarımızın okuma grubunda okuyup, incelemistik. Fakat ikinci okuduğumda o kadar detay kaçırdığımı fark ettim ki iyi ki ikinciyi okumuşum diyorum şuanda.
Tarih sever bir okuyucu olarak elbette bu kitabı kaçıramazdım. Zaten Amin Maalof kalemini, kurgularını çok beğendiğim bir yazar. Fakat Türk şahsiyetleri cok yanlış karakterize etmiş. Melikşah gibi bir liderden bahsederken onu cok farklı ve negatif yorumlamış. Bu hiç hosuma gitmedi.
Roman bölümlere ayrılarak anlatılmış. Romanı ben de ancak iki bölümde anlatabilirim sizlere
1. Bölümde yazar, Büyük Selçuklu Devleti' ni ve o dönemleri bizlere kendi objektifinden yansıtmaya çalışmış. Bunu yansıtırken Türkleri yermekten, farklı karakteristik şekillere sokmaktan sakınmamıştır. Benim bakış açıma göre bir Türk düşmanı gibi yazmış ve okuyucuya bunu hissettirmiştir. Bana geçen hissiyat buydu.
Nizamülmülk - Ömer Hayyam ve Hasan Sabah üçlüsünün başlangıçta kesişen yolları. Kendi davaları üzerinde vermiş oldukları mücadeleleri gerçekten büyük bir heyecan yaratıyor. Nizamülmük' ün tecrübesi, Hasan Sabah' ın illegal ve dahice teşkilatlanması, Ömer Hayyam' ın ilim ve bilime olan adanmışlığını, hissetmemek mümkün değil. Tarihte bu üç şahsiyeti hep merak etmişimdir. Bu romanda da bunlarla ilgili detaylı bilgileri bulabiliriz. Haşhaşilerin yapılanması, devlet içerisine sızmaları bayağı bir merak uyandırıyor. Gerçekçi anlatımıyla Alamut Kalesi' nin içerisinde geziniyormuş gibi hissediyor insan kendisini. Bu bölümde en çok Nizamülmülk ve Hasan Sabah ' ın birbirleriyle olan mücadelelerine şahit