1984 ( George Orwell)
Kitabın ismi mıknatıs gibi çekti kendisine.
Belki de doğum tarihime yakınlığı o dönemlere merakım ve siyasetsever bir insan olmam da kitabı seçmemde etkili oldu.
Okyanusya savaşlar sonucunda bölünmüş, diktatörlüğün üst seviyesini yaşamış bir ülke. Yasaklar ve insanlık dışı kurallar ile bu ülkede yaşayan tüm insanların aynı düşünmesini sağlamaya çalışan korkunç bir sistem. Her evde bulunan dinleme sistemleri ve propaganda ekranları. Halkın her yaptığı hareket dinleniyor ve izleniyor. Özel hayat diye bir olgu yok. Aşık olmak büyük suç, arkadaşlık kurmak yasak , aile birliği diye birsey yok.
Okurken bizim 80 ' li yıllarda darbe sonrası yaşanan o adaletsizlik ve acımasızlıkları görmüş gibi oldum. Aynı fabrikadan çıkmış insanlar yaratma politikası ne fayda getirir ki bir ülkeye?
Farklı düşünceler, farklı istekler olmazsa nasıl zenginleşir bir ülke?
İşkence ile sistem adamı yaratmaya çalışan bir iktidar. Hatta işkenceye alışmış bir toplum. Bu olaylara inat Winston ve Julia' nın sınır tanımayan aşkı. Bakalım bu aşk bu sisteme ne kadar direnebilecek?
Tüm kitapsever arkadaşlarıma tavsiye ediyorum.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
"Sağlıklı kurtlar ve sağlıklı kadınlar belirli ruhsal karakteristikleri paylaşırlar. Keskin bir duyarlılık, oyuncu bir ruh ve yoğun bir kendini adama kapasitesi. Kurtlar ve kadınlar, doğaları, araştırıcılıkları, büyük bir dayanıklılık ve güce sahip olmaları bakımından yakın akrabadırlar. Sezgileri çok güçlüdür. Yavruları, eşleri ve sürüleriyle yoğun bir biçimde ilgilenirler. Sürekli değişen koşullara uyum sağlamakta deneyimlidirler. Tuttuklarını koparmalarının yanında çok da cesurdurlar.
Ancak ikisi de sürekli avlanmış, taciz edilmiş ve yanlış bir şekilde obur, sapkın, son derece saldırgan ve hasımlarından daha az değerli olarak tanımlanmıştır."
"Kadınlar yirmili yaşlarına gelmeden önce bin kez ölmüşlerdir. Şu ya da bu yöne gitmişler ve engellenmişlerdir. Engellenmiş umutları ve düşleri de vardır. Aksini söyleyen hâlâ uykudadır."