Bir mahkeme salonundayken Franz Kafka’yı; bir savaş haberi izlerken Lev Tolstoy’u; tarlaların yanından geçerken Orhan Kemal’i; İstanbul sokaklarında kaybolurken Orhan Pamuk’u hatırlamak edebiyatın hayatla ne kadar iç içe olduğunu ispatlıyor.
Fazlasıyla kitap okumak isteyen ama bu isteğinin önüne ilgileriyle alakasız yığınla konu içeren YKS, TYT vs. gibi sınavların geçtiği insanları görmek üzücü. Keşke sınavlarla kitaplar paralel gidebilseydi...
Shakespeare diye biri gerçekten yaşamıştır. Tolstoy Müslüman değildir. Berna Moran erkektir. Freud psikanalizini sadece cinselliğe dayandırmaz. Çay edebiyatı edebiyat değildir. Öncelikle bu yanlış bilgileri ortadan kaldırıp işe koyulalım.