Siyasi fikirlerin baskısından uzak bir tarihçi için 1. Meclis-i Meb'usân'nın süresiz tâtilini 2. Abdülhamid'in büyük hizmetlerinden biri olarak telakkî etmemek, tamâmen imkânsızdır. Zira Türkiye imparatorluğunu, Avrupa'da kızgın ve saldırgan bir emperyalizmin hüküm sürdüğü 1878'de tasfiye edilmekten kurtarmıştır. Bu tasfiye bu tarihte olsaydı 1922'de İstanbul ve İzmir'i değil, ancak Konya ve Sivas'ı savunmak mevkiinde kalabilirdik. Nitekim 30 yıl sonra, 1908 Meşrûtiyeti, imparatorluğu ancak 10 yıl muhafaza edebilmiştir.
Yalınlığa ucuzlamak aşama bildiriliyor
gelmek mastarından isim olarak gelir
hangi maksatla türetildiği düşünülüyor
bedavaya geliyor aymazlık, zırhı kapışılıyor
şu serpuşa bak deniyor şems-siperleniyor
baş üstüne ne konduysa kapışan kapışana
Güzelim aşıka cevretme cefa meşrebine gitme aman haste-i hicrânını incitme ki bir gün ola sen dahı düşüp aşkına senden beterin zülfüne ber-dâr olasın mihnet-i endûha haber-dâr olasın âh u figân ile yanıp yakılasın gül-ruhunun şu'lesine âlemi şeydâ kılasın sonra nedametlerini kimseye izhâr edmezsin ki sen uşşakına rahm etmediğin lutf u vefa meslekine gitmediğindendir ki gelip yoluna bu dâma tutuldun deyü enva-i melâmetler edip
halk birbirine işaretler edip aşıka rahm etmeyenin hali budur zübde-i âmâli budur öyle gerekdir deyip ol hüsnüne dil bağladığın kâfiri tahrik ederek bir bir ederler sana tevbîh o zaman sen diyesin kim bana bu sözleri hep söyledi divâne kıyas eyledüğüm Galib-i şeydâ
[ ber-dâr olmak : asılmak , idam edilmek / mihnet : zorluk / endûh : keder / şu'le : ışık , ateş alevi / şeydâ : aşkının çokluğundan aklı başından gitmiş kişi , divâne, meczup / nedamet: pişmanlık / melâmet: kınamak / zübde : öz , hülâsa / âmâl: emeller / dil : gönül / tevbih : azarlamak / dâm: tuzak]
" Daha doğrusu böyle bir uyanıklığın sarhoşluğu içinde bulunmak. Hazreti Mevlana'nın dediği gibi , müslüman olmayanların üzümden yapılı şaraptan sarhoş olmalarına karşın , seherden yapılı şarapla sarhoş olma. Fecir sarhoşu olma. O fecre kendi ruhunu verenden sarhoş olmak . "