Basit bir bakışın bile çarpıcı değişikliklere neden olabileceğini fark etmesiyle birlikte yaşamın asıl gizinin onu aynı anda hem yıkmak hem de yeni baştan inşa etmenin mümkün olduğu inancıyla bağlantılı olduğunu hissederek tutkulu bir arayışa girişmişti. İnsan, Janus'un çift yüzlü suretinin yeryüzünde vücut bulmuş hâlidir. Zorunlu olarak ileriye, geleceğe, hep daha uzakta olana doğru ilerlerken bir yanıyla sürekli geçmişi, geride bıraktığını, artık ulaşılamayacak olanı arzular. İşte tam da bu sebeple varoluşsal bir huzursuzluğun çaresiz öznesidir aslında. Ulaşmayı asıl istediği yer asla ulaşamayacağı yerdir. Doğduğumuz yere gerçek anlamda dönebilmenin imkânı yoktur.