Tayfun Bal

Tayfun Bal
@TayfunBal
9/10
·264 syf.··
2019 5. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2019 13:42
Frans de Waal bu kitabında en yakın akrabalarımız olan bonobo ve şempanzelerden yola çıkarak insan doğasının ve bizi biz yapan eğilimlerin değerlendirmesini yapıyor. En yakın akrabalarımız arasında kendimizi arıyoruz. İktidar içgüdüsü, şiddet eğilimi, saldırganlık, yabancı düşmanlığı, cinsellik, cinsel yönelim, tek eşlilik, eşitlik, ahlak, empati, hakkaniyet, mahremiyet, uzlaşma, barış, iyilik ve benzeri pek çok konunun üzerinde duran de Waal, yaptığı değerlendirmeleri meslek hayatı boyunca karşılaştığı örnekler ve gözlemler de destekliyor. Evrim kitapları genellikle tür içi ve türler arası rekabeti ön plana çıkarıp ortama ve koşullara uyum sağlayamayan canlıların elendiği güce dayalı bir evrim modeli ortaya koyarlar. Ama evrimi bu şekilde aktarmak insanlarda yanlış bir algının oluşmasına ve "Doğal seçilim acımasız, zalim bir eleme süreci olduğuna göre, acımasız, zalim mahluklar üretmiş olmalı" inancına saplanmalarına neden olur. Bu yüzden saldırganlık, şiddet, yabancı düşmanlığı gibi özelliklerin evrimsel süreçte ortaya çıkmış zalim özelliklerimiz olduğunu; iyilik, eşitlik, empati, ahlak gibi kavramların ise sadece kendi oluşturduğumuz medeniyetlerin bir cilası olduğunu düşünürüz. De Waal bunun böyle olmadığını, genelde insanların addettiğimiz ahlak, empati, iyilik, eşitlik, adalet gibi özelliklerin de evrimsel süreçte oluşan ve doğada bulunan özellikler olduğunu ve iki yüzü de farklı yönlere bakan bir Janus kafası gibi dünyada yer aldığımızı savunuyor. Ne yaradılışın kralı ne de gerçek zalimleriz. İçimizdeki Maymun insan doğasını ve bizi biz yapan değerleri sorguluyor.
Bilim
İçimizdeki MaymunFrans de Waal · Metis Yayıncılık · 2008318 okunma
Reklam

Tayfun Bal

, bir kitap okudu
9/10
·264 syf.··
23 günde okudu
·
2019 5. kitabı
Frans de Waal
8.9/10 · 318 okunma
Delil yokluğu, yokluğa delil değildir.
Sayfa 175 - Metis Yayınları 3. Basım 2017·Kitabı okudu
Bilim
Evrim teorisinin popüler kullanımını ve suistimalini düşünürsek Darvincilik ve doğal seçilimin, sınırsız rekabetle eşanlamlı bir hal almasına şaşmamak lazım. Halbuki Darwin'in kendisinin, Sosyal Darvincilikle alakası bile yoktu. Aksine hem insan doğasında hem de doğada iyiliğin yeri olduğuna inanırdı. Bu iyiliğe acil ihtiyacımız var çünkü artan dünya nüfusu meselesi, kalabalıklaşmayla nasıl baş edeceğimizle değil, kaynakları eşit ve adil nasıl dağıtacağımızla ilgili bir mesele. Açık rekabete mi vuracağız işi yoksa daha "insani" olanı mı yapacağız? Yakın akrabalarımız bize önemli bir ders verebilirler burada. Merhametin, doğaya aykırı, yeni moda bir zaaf olmadığını, yenmeye çalıştığı rekabetçi eğilimler kadar kuvvetli olduğunu, kim ve ne olduğumuzu söyleyen büyük bir güç olduğunu gösterebilirler bize.
Sayfa 164 - Metis Yayınları 3. Basım 2017·Kitabı okudu
Bilim
Pasifizm konusunda kadınlar üstün olsa da bunun sebebi, kırılanı onarmakta iyi olmaları değil. Kadınların, çatışmaları engellemek ve şiddetten hoşlanmamak gibi güçlü özellikleri var. Ama yükselen gerilimi dağıtmakta o kadar da başarılı değiller. Çatışma fırtınaysa, kadınlar hiç adımlarını atmamaya çalışır, erkekler bir şemsiye satın alır. Kadınlar barışı korur, erkekler barışır.
Sayfa 148 - Metis Yayınları 3. Basım 2017·Kitabı okudu
Bilim
Reklam