Kitabı çok sevdiğim bir yazarın tavsiyesi üzerine aldım. Ama gerçekten benim için tam bir hayal kırıklığıydı. Kitapta babasını kaybetmiş bir kızın babasıyla ilgili notlar aldığı bir nevi günlük gibi geldi. Babasının kaybedişinin üzüntüsünü, yasını, bu duyguyla başa çıkma yollarını daha güzel ve derinden anlatılabilirdi. Son sayfaya kadar da bunu bekledim ama malesef umduğumu bulamadım.
Kitabımızin ana karakteri Ömer'in çalkantılı hayatını ve ruh halini anlatan bir eserdir. Kendine yetemeyen, sevdiğine yetemeyen bir karakter. Yetmediginde düştüğü, düştükçe bu duyguyu dibine kadar yaşayan biri. Sevdiği kadını, kadının onu her türlü kabul etmesine rağmen nasıl kaybettiğini , en yakın arkadaşının gönlüne emanet ettiği Macidesi...
Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Sabahattin Ali her eserinde toplumsal konularla beraber iç dünyamıza değinerek gönülleri fetheden bir yazar.
Yazar , yaşadığı olaylardaki duygu durumunu tüm çıplaklığıyla ortaya sermiştir. Önce konuşma diliyle kendini anlatmaya çalışıp( yeraltı kısmı) , sonrasında başından geçen, hayatını etkilemiş ve hala etkileyen bir olaydan bahsetmiştir(notlar kısmı). Notlar kısmı aşırı sürükleyici bir bölüm olmuş. Severek okudum.
Pal sokağındaki küçük bir arsada özgürlüğü doyasıya yaşayan ve bunu kaybetmemek için savaşan çocukların hikayesidir. Dostluğu, cesareti, özgürlüğü doyasıya tadacağınız bir kitap.
Ah Nemecsek !...
Okunması gereken kitaplardan, çok beğendim.
Kitabı malesef sevemedim, sadece okumak için okudum. Kısa öykülerden oluşan bir kitap. Yazar günlük yaşantısını edebileştirip anlatmaya çalışmış fakat bana hitap etmedi.