“Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü” – Bildiklerimi Hatırlatan ve İçimi Isıtan Bir Kitap
Hayatta bazı kitaplar vardır, yepyeni bilgiler vermez belki… Ama ruhunun derinliklerine dokunur, sana unuttuğun ama zaten içinde olan bir bilgiyi hatırlatır. Maud Ankaoua’nın Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü işte benim için öyle bir kitaptı.
Kitabı ilk elime aldığımda neyle karşılaşacağımı tam bilmiyordum. Kapağı sade ama davetkârdı. İsmi ise bir tokat gibi: “Bugün, kalan hayatımın ilk günü.” Durdum. Düşündüm. Gerçekten de öyle değil mi? Geçmiş geçti. Yarın henüz gelmedi. Sahip olduğumuz tek şey “bugün” ve onunla ne yapacağımız…
Kitap, hayatı rutinleşmiş, içsel bir boşlukta kaybolmuş biri olan Maëlle’in kişisel dönüşüm yolculuğunu anlatıyor. Klasik bir kişisel gelişim kitabı gibi değil, daha çok bir roman akıcılığıyla ilerliyor. Ama satır aralarında öyle yerinde cümleler var ki, altını çizmemeniz imkânsız.
“Hayat bir hediye. Onu açmak da, açmadan bırakmak da senin elinde.”
Bu cümle bana, hayatın bana sunduğu fırsatları kaç kez görmezden geldiğimi hatırlattı. Ne çok şeyi “zamanı gelince” yapacaktım… Oysa zaman dediğimiz şey, hep şimdide akıyor.
Kitabı okurken içimden sürekli “Bunları zaten biliyorum” dedim. Ama sonra fark ettim, bilmek yetmiyor. Hatırlamak, içselleştirmek ve en önemlisi yaşamak gerekiyor. O yüzden bu kitap bana yeniden başlama hissi verdi. Üstelik karmaşık spiritüel anlatımlardan uzak, sade ve anlaşılır bir dille…
“Bir gün uyanırsın ve artık her şeyin değişmesi gerektiğini hissedersin.”
Sanırım ben de böyle bir dönemdeydim. Kalbimde bir şeyler değişiyor, artık başka türlü yaşamak istiyordum. Ve bu kitap, bu dönüşümümün yanında yürür gibi oldu. Bana yol gösterdi demem fazla iddialı olur belki ama bana ışık tuttuğunu söyleyebilirim.
Kitabın en sevdiğim yönlerinden