‘’70 milyon yıl, bunun ancak milyonda birine eşit bir süre yaşayabilen insan için ne ifade eder? Yalnızca bir güncük uçan ve günü sonsuzmuş gibi algılayan kelebeklere benziyoruz.’’
50 sayfaya sığdırılmış harika bir savaş karşıtı kitap. İnsanın ölmesine kim karar verebilir? ‘’Al eline bu silahı ve karşındakini öldür.’’ Peki ama neden? Karşımdaki de benim gibi bir insan değil mi? ‘’Topraklarını koru.’’ Neden eninde sonunda terk edeceğim bu yeryüzünde bir yerleri sahiplenmek zorundayım, neden bunun uğruna insanları öldüreyim? Ben dünyaya gelirken hiçbir şeyim yoktu, giderken de olmayacak. Dünya hepimizin ve aslında hiçbirimizin değil mi? Aralarında 800 metre olan iki insan, sınırın bu tarafı ve öteki tarafı. Bambaşka hayatlar. Bir yanda huzur bir yanda acı. Neden diye soramayanların yüzünden değil mi aslında bunlar? Savaş yeryüzünde hemen her zaman var oldu fakat yeryüzünde hemen her zaman var olan tek bir insan bile yok. Öyleyse tüm bunların da bir anlamı yok.
(Spoiler içerir)
Dostoyevski’nin yaşadığı dönemde gerçekleşen bir olaydan etkilenmesi üzerine yazdığı bu eserinde birbirine karşıt düşüncelerin tarafsızca ve tüm çıplaklıklarıyla ortaya konulması, yazarın meselelere iki taraftan da ustaca bakabildiğinin çok açık bir göstergesidir. Kitabın benim için en sansasyonel karakteri fikirleriyle epey düşündüren Kirillov’dur. Kirillov her ne kadar ilk bakışta yaşamı umursamaz görünse de aslında yapmak istediği ve en nihayetinde gerçekleştirdiği şey kendi inandığı büyük bir amaç uğrunadır. Ateizmi nedenleriyle beraber ortaya koyar ve okurlara acaba dedirtmeyi başarır. Kitabın başkahramanı olarak geçen Stavrogin karakterinin ise zamanında yayıncılar tarafından kitaptan çıkartılan ancak kitabın sonuna eklenen bölüm ile tam olarak anlaşılması mümkündür. Çünkü kitaptan çıkartılan bu bölüm aslında Stavroginin ruh halinin en güzel tahlilinin olduğu bölümdür. Sonuçta bu iki karakter de intihar eder. Kirillov amaçsızlıktan bir amaç çıkarır ve bu amaç uğruna kendini öldürür. Stavrogin ise okunduğu zaman okuyanı da kasvete boğan bir sıkıntı içerisinde, yaptıkları ve yapacaklarının ağırlığına dayanamaz ve bedeninin ağırlığını bir ipe bırakarak kendini öldürür.
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma