‘’Harp bitti. Maktuller harp meydanında yatıyor. Bütün çığlıkları, ızdırap ve kin çığlıkları sustu. Her beşerî kasırgayı takip eden sükût, bütün bu şeylerin ne kadar boş olduğunu ne iyi gösterir!’’
‘’Gerçeğin yalnızca ucunu, onları kışkırtmaya yetecek küçücük bir bölümünü göstermeliyiz. Bizim söyleyeceklerimizden çok daha fazlasını kendileri uyduracaklar ve hiç kuşkusuz kendi uydurduklarına bizim söylediklerimizden daha çok inanacaklar...’’
‘’Hayatta erişilmiş her şey ölüme benzer. Tamamlanmış hiçbir şey yaşayamaz. Tamlık için çabaladığımız kadarıyla tamamlanmış, ölmüş olana doğru çabalıyoruz. ... Başkaları için bir sahne oyunu olarak bir hayat tamamlanmış olarak görülebilir; ama aslında bu karaktere sahip değildir. Hayat gerilim ve gaye, yetersizlik ve tamamlanmamışlıktır.’’