İmam-ı Azam Ebû Hanife… Küfe'de kaybolan bir koyundan dolayı yedi sene (koyunun öldüğü bilinene kadar) koyun eti yemeyi terk etti. Gerekçesi de kaybolan o haram koyunun eti. Yediği ete rastlayıp kalbinin nurunu söndürmesi idi. Her ne kadar haramın bizzat kendisi bilinmediği için günah ortadan kalkıyorsa da bu haram etin yenmesi gibi olduğundan dolayı İmam-ı Azam bunu terk etti. (Ahlakul Ulema. Muhammed Süleyman, s 100)
Eğer acı çeken kimse çektiği bu acının bir imtihan dönemi olduğunu kavrar ve bu imtihan dönemini başarı ile geride bırakırsa çektiği acı boşuna gitmemiş olur. İnsan, bu düşünceyi kafasında yaşatınca, çektiği acılara daha kolay katlanabilir. Ayrıca, bu acı tecrübeden dünya hesabına deneyim, bilgi, sabır ve dayanma gücü kazandığı gibi, Ahiret hesabına da, çektiği acının ecrini sırf Allah’tan beklemek, Allah’a yakarmak kurtuluşu O’ndan beklemek ve O’nun rahmetinden asla umut kesmemek gibi önemli kazançlarla çıkar. Böyle olduğu içindir ki, yüce Allah yukardaki işkence ve baskı tablosunun anlatımını, “Bu, sizin için Rabbinizden gelen çok önemli bir imtihandı” şeklinde düşündürücü bir yorum cümleciği ile noktalıyor.
Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
Haksız yere müslümanların ırzına (şeref ve namusuna) hakaret etmek haramın en büyüğüdür.
Ebu Davud