Biz de o çekirgeler gibi, bize dayatılanı gelenekselleştirerek yeni bilgiden uzak ve mevcuda tutsak hayatlar yaşıyor; bu hayatları da mutlak doğruymuş gibi çocuklarımıza aktarıyoruz. Dünyayı kendi bildiklerimizden ibaretmiş gibi düşünmek hoşgörü eksikliğimizin en büyük sebebi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
...Kafasını çevirip dışarıya,dallarını birer kol gibi uzatmış görkemli bir ağaca baktı. "Toprak canlı,nefes alıp veren bir şeydir. Yaşayıp yaşamayacağınıza o karar verir. Geceleri karanlıkta otururken toprağın kalbinin nasıl attığını duyardım. Tıpkı bir bebeğin, annesinin kalbini dinlediği gibi dinlerdim onu. Ve her sabah, acaba bugün yaşamama izin verecek mi diye uyanırdım. Çünkü başka türlü kurtulmam mümkün değildi. Bunu o istedi. Beni o koruyup kolladı." Jane'e baktı."Evet, ondan korudu beni."
Nora o an bir kara delik olmadığına karar verdi. Aslında volkandı. Volkanlar gibi o da kendinden kaçamazdı. Olduğu yerde kalıp çorak toprakları zenginleştirmek zorundaydı.
İçinde bir orman büyütebilirdi.
.. Bunlar kalbin duyguların merkezi olduğu hakkında felsefe yaparlarken bilginler kalbin dolaşım organı olduğunu ortaya koyuyorlardı. Bunlar veba ile kıtlıkları Tanrı'nın kamçısı olarak gösterirken bilginler erzak depoları ve kanalizasyon kanalları inşa ediyorlardı. Bilim adamları cadde, köprü, kavşak yaparlarken ötekiler kendi keyiflerine göre tanrı üretiyorlardı.