Tolga Keleş

Tolga Keleş
@TheOutsider
İçinde büyük bir kitaplık olan bir eve doğunca, bir de baba edebiyat öğretmeni olunca, kitap okumak su gibi bir ihtiyaç oluyor.
Çocukluktaki Güvenden Yetişkinlik Sınırlarına: Hanlon’un Usturası
Çocukken yatağa yattığımda, içeriden gelen misafir sesleri, gülüşmeler, bana huzur verirdi. Garip bir güvende olma hissiyle uykuya geçerdim. Büyüdükçe ne değişti de, yan daireden gelen bir gürültü ya da herhangi bir ses, bir konuşma, içimde büyük bir öfke patlaması yaratıyor? Sanırım büyümek demek, insanın güvenli kozasından çıkıp kendi sınırlarını koruyan bir askere dönüşmesi demek. Dışarıdan gelen her kontrolsüz ses sanki bir sınır ihlali ya da kasıtlı yapılmış bir saygısızlık. Oysa felsefede “Hanlon’un Usturası” kuralı şöyle diyor: ‘Aptallıkla, cehaletle veya telaşla açıklanabilen hiçbir durumu, körü niyetle açıklama.’ Belki de bu anlayışı daha çok içselleştirmeliyim, bilmiyorum. Ya da bu insanın kendini kandırmaya çalışması mı olur? Niyeti eylemden ayırabilmek ve her gürültünün bize karşı kasıtlı yapıldığını düşünmeyi bırakmak, yetişkinliğin en zor adımlarından biri sanırım. Peki ya siz? Rahatsız edici bir ses karşısında bu anlayıştaki gibi iç huzurunuzu koruyabiliyor musunuz yoksa nasıl bir tavır takınıyorsunuz? Merak ediyorum.
Hayata Dair
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Düşünen insan için geçmiş ve mevcut durumlar sürekli bir ders niteliğindedir.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Alıntı
Beklenmedik olaylardan etkilenmek zayıf insanların hayat tarzıdır.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Alıntı
Günümüzdeki tarih çalışmalarının okumuşların merakını tatmin etmek için biriktirilen hatıra yığınından ibaret olduğunu söyleyebiliriz. Tarihin gerçek kahramanları aslında felsefede, sanatta, edebiyatta, endüstride bir numara olan bilim adamlarıdır.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Alıntı
Başkalarının aklıyla zevklerimiz ve izlenimlerimiz üzerinde kurduğumuz bakışımızı artık değiştirmemiz gerek.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Alıntı