Mert Pehlivan

Mert Pehlivan
@TheTekindor
Çok okur, az yazar. Çok dinler, az konuşur.
Antalya
İzmir, 28 Nisan 1997
55 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Bu kitabı okumalısınız güzel kardeşlerim
10/10
·984 syf.··
Beğendi
·
2019 35. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Hiç bu kadar güçlü bir kalemi okumamıştım. İnanılmaz tespitlerle dolu bir kitaptı. Kitapta genel olarak insanlığın var oluşundan beri insanın, dönüştüğü menfaatçi insan yapısına ve üreten insan yapısına değinilmişti. İnsanlık var olduğundan beri 2 tip insan vardır. Birincisi üreten insan tipi, ikincisi kullanan insan tipidir. Üreten insan genelde egoist olarak karşılanmıştır. Çünkü o var olana baş kaldırmıştır. Düzeni kabullenmemiş, isyan etmiştir. İnsan yaşıyorsa beynini kullanmalı, üretmelidir demiştir. Hayatta kalmak için üretmelidir. Çevresel etkenlerle başa çıkmanın yolu budur. Kullanan insan tipi her zaman üreten insan tipini dışlamış, onun yaratıcılık fikirlerinden korkmuş, ilk etapta ön yargıyla yaklaşmış, onun kabullenmeyişini gördükçe ondan nefret etmiş, öldürmeye kalkmıştır. Onun üretme arzusunu, ruhunu anlayamamıştır. Sonra utanmadan üreten insanın ürünlerini kullanmaya başlamıştır. Kullanan insan tipi başka bir yöntem geliştirip üreteni bencillikle suçlamış, önemli olanın paylaşmak olduğunu söylemiştir. Ona göre varsak başkaları için varız, kendimiz için değil. Hayır sever olarak kendini tanımlamış, insanlara iyilik yapmayı bir ilke edindiğini söylemiştir. Üretemediği için paylaşmayı meşru kılmaya çalışmış, üreten insanı geri planda tutmaya çalışmıştır. Bu yaklaşım bana Victor Hugo’nun “siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz, biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk. “ sözünü hatırlattı. Bunun en temel sebebi bağımsız olarak yaşamayı becerememesidir. Birçok örneği vardır bunun. Bir ürün üretip, tarih sahnesinde kısacık yer alan üreten insan tipi ve bu ürünü ihtiyacı olanlara dağıtıp daha çok üne kavuşan bir sürü kullanan insan tipi vardır. Bizim gitmekte olduğumuz gelecek tamamen budur. Üretenler azalmakta, kullananlar
Hayatın KaynağıAyn Rand · Plato Film Yayınları · 20133,728 okunma
Mert Pehlivan
:) sahafların insafına düştük indirim yapsınlar diye dediğimde, o kadar para vermenize gerek yok, 2020 yılı içinde raflarda yerini alacak denildi, bakalım merakla bekliyoruz. :)
Reklam
Bu kitabı okumalısınız güzel kardeşlerim
10/10
·984 syf.··
Beğendi
·
2019 35. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Hiç bu kadar güçlü bir kalemi okumamıştım. İnanılmaz tespitlerle dolu bir kitaptı. Kitapta genel olarak insanlığın var oluşundan beri insanın, dönüştüğü menfaatçi insan yapısına ve üreten insan yapısına değinilmişti. İnsanlık var olduğundan beri 2 tip insan vardır. Birincisi üreten insan tipi, ikincisi kullanan insan tipidir. Üreten insan genelde egoist olarak karşılanmıştır. Çünkü o var olana baş kaldırmıştır. Düzeni kabullenmemiş, isyan etmiştir. İnsan yaşıyorsa beynini kullanmalı, üretmelidir demiştir. Hayatta kalmak için üretmelidir. Çevresel etkenlerle başa çıkmanın yolu budur. Kullanan insan tipi her zaman üreten insan tipini dışlamış, onun yaratıcılık fikirlerinden korkmuş, ilk etapta ön yargıyla yaklaşmış, onun kabullenmeyişini gördükçe ondan nefret etmiş, öldürmeye kalkmıştır. Onun üretme arzusunu, ruhunu anlayamamıştır. Sonra utanmadan üreten insanın ürünlerini kullanmaya başlamıştır. Kullanan insan tipi başka bir yöntem geliştirip üreteni bencillikle suçlamış, önemli olanın paylaşmak olduğunu söylemiştir. Ona göre varsak başkaları için varız, kendimiz için değil. Hayır sever olarak kendini tanımlamış, insanlara iyilik yapmayı bir ilke edindiğini söylemiştir. Üretemediği için paylaşmayı meşru kılmaya çalışmış, üreten insanı geri planda tutmaya çalışmıştır. Bu yaklaşım bana Victor Hugo’nun “siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz, biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk. “ sözünü hatırlattı. Bunun en temel sebebi bağımsız olarak yaşamayı becerememesidir. Birçok örneği vardır bunun. Bir ürün üretip, tarih sahnesinde kısacık yer alan üreten insan tipi ve bu ürünü ihtiyacı olanlara dağıtıp daha çok üne kavuşan bir sürü kullanan insan tipi vardır. Bizim gitmekte olduğumuz gelecek tamamen budur. Üretenler azalmakta, kullananlar
Hayatın KaynağıAyn Rand · Plato Film Yayınları · 20133,728 okunma
Mert Pehlivan
Mükemmel bir anlatım olmuş, elinize sağlık. Çok merak ediyorum bu kitabı, Pegasus yakında basacakmış, bizzat görüştüm, hemen alıp okumak istiyorum.
Özgürlük Köleliktir. Savaş Barıştır.
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2020 18:10
Bir yerlerden tanıdık geliyor sanki :) Ah kahrolası büyük birader. Mükemmel bir kitap. Daha önce neden okumadım diye çok kızdım kendime. Ütopik olduğu kadar gerçekçi bir roman. Okuduktan sonra dünyaya bambaşka bakacağınız kesin, ve arka sayfadaki yazıda belirtildiği gibi Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyecek. Can Yayınları ve özellikle Celal Üster’e ne kadar teşekkür etsek az.
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
Adem Uysal isimli okura yanıt verildi
Mert Pehlivan
Ben teşekkür ederim. Evet biliyorum :) arka kapağındaki yazıyı yazdım :)
Ruhsuz Androidlere Selam Olsun!
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2019 18:56
1984'ü YouTube üzerinden de yorumladım. Kitabı okumadan önce faydalı bilgiler edinebilirsiniz; ->> youtu.be/ZbCVXncwnvE _________________________________________________ Totalitarizmi iliklerinize kadar hissedeceksiniz! Bu bir UYARI ve UYANDIRMA servisidir! Algılarınızı açınız! Bir seçeneğiniz var ve bu seçenek size altın tepsi de sunulmuyor. Ya Büyük Birader’i sever, sistemin “medarı iftiharı” olursunuz ya da kül olur, sessizce BUHARLAŞIRSINIZ! Mikrodalgadan çıkmış bir beyin ne kadar işe yaramazsa, sistemin tekelinde ki bir beyin de o kadar işe yaramaz! Suratınızın tam ortasına postallarıyla basıp geçiyorlar, ne düşündüğünüz ya da hissettiğiniz umurlarında dahi değil! İnsanlığın cesaretini “Parti” üzerinden tuzla buz ederken, başrolde Büyük Birader, Düşüncesuçu, Barış Bakanlığı, Gerçek Bakanlığı, Sevgi Bakanlığı ve Varlık Bakanlığı bulunuyor! Yazıldığı yılı bir kenara bırakırsak, bugünü ve yarını en net biçimde görebileceğiniz, hayal dahi etmeden etrafa bakarak gözünüzle görebileceğiniz, tam olarak içinde yaşadığınız ülkenin sınırları içinde nelerin dikta edildiği ve neleri kabul ettiğinizi daha iyi sentezleyebileceğiniz bir sistem eleştirisidir 1984. Bindokuzyüzseksendört’ün hangi sistem ya da dönem üzerine yazılmış olduğunu unutun ve kendinizi onun kollarına bırakın, çünkü; geçerliliğini günümüzde korumakla kalmıyor hedefi de tam on ikiden vuruyor! Geçmişinizin yok edildiği, belleğinizin silindiği, “Yenisöylem” ile dilinizin çarpıtıldığı, düşüncenizin olmadığı, direnmenin ve başkaldırın kelime olarak dünyadan kaldırıldığı, eylemsel olarak ise akla hayale bile getirilemediği bir dünyanın içinde sindirilmenin dehşeti içinde yok olacaksınız. Kitabı okurken, ilk aklıma gelenler https://1000kitap.com/yazar/yevgeni-ivanovic-zamyatin_3344 ‘in
Edebiyat
1984George Orwell · Can Yayınları · 2021199,9bin okunma
Mert Pehlivan
Çok güzel bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık.