Bookworm

Bookworm
@The_teacher
You must be the change you wish to see in the world.
Başından sonuna içim titreyerek okudum
9/10
·216 syf.··
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 00:49
Vurun Kahpeye, sadece bir roman değil, aynı zamanda toplumsal bir belgedir. Halide Edip Adıvar, bu eserinde dönemin Türkiye’sinin sosyal ve siyasal panoramasını da çizmiştir. Aliye, dönemin kadınlarındaki pasif rolün dışına çıkarak aktif ve mücadeleci kimliğiyle öne çıkar.Yazar, Aliye aracılığıyla modern Türk kadınının toplumsal hayattaki yerini, aydınlanma çabasını ve karşılaştığı zorlukları işler. Aliye, sadece kişisel bir direnişin değil, aynı zamanda kadınların özgürleşme mücadelesinin de sembolüdür. Roman, aynı zamanda İzmir’in işgali ve Kurtuluş Savaşı’nın en sıcak dönemlerini yansıtır. Halide Edip, cephe gerisinde yaşananlarla, halkın milli mücadeleye desteğini, fedakarlıklarını ve düşman işgalinin yarattığı yıkımı gerçekçi bir dille aktarır. Yazar, romanında cehaletin ve yobazlığın toplumu nasıl yozlaştırdığını,batıl inançların etkisini çarpıcı bir şekilde anlatır.Sadece dış ihanetleri değilde iç ihanetleri de cesurca gösterir. Vurun Kahpeye, Türk edebiyatında aydın-halk çatışması, vatan sevgisi, kadın hakları ve milli mücadele gibi konuları ustalıkla işleyen, unutulmaz bir eserdir. Halide Edip Adıvar, bu romanıyla sadece bir dönemin aynası olmakla kalmamış, aynı zamanda gelecek nesillere de önemli mesajlar bırakmıştır. Kesinlikle okunması gereken bir eser diye düşünüyorum. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201913,7bin okunma
Reklam
Yağmur Çiseliyor
8/10
·400 syf.··
2025 16. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 22:08
Roman adını, Nazım Hikmet’in 1930 yılında yazdığı şiirinden alıyor. Yağmur Çiseliyor, ülkemizin 1980 ihtilaline adım adım nasıl sürüklendiğini konu ediniyor. Paralelinde giden naif bir aşk bu sancılı sürece dahil olurken, okur olarak Metin’le Ceren aşkının gölgesinde içimizdeki hainleri görüyor, şaşkınlık ve öfkeyle bugünlerin nasıl şekillendiğini anlıyoruz. Türkiye gibi güçlü duygularla birbirine bağlı, acılardan sıyrılıp ayağa kalkmış bir ülkeyi ancak, vatandaşlarını birbirine kırdırarak yıkabileceklerini biliyorlar. “Türk,yaklaşmakta olan bir ihtilalde ABD’nin parmağının olduğunu bilmek de duymak da, hissetmek de istemez. Biliyorsunuz Türkler gururlu yaratıklardır.” (s,248) Bizi bu denli tanıyan ama planlarından vazgeçmeyen  üstelik de  bu hainliğin eğitimini alıp,ülkemizin en ücra köşelerine sıradan insanlarmış gibi girip, nabzımızı tutarak ve bizi bize acımasızca öldürttüler. Kitabın sayfalarında Maraş’ta yaşananlar Çorum’da da yaşanmasın diye sıradan halkın verdiği çabayı için acıyarak görüyorsun ve 12 Eylül’e giden süreci üzülerek okuyorsun. Osman Balcıgil yine çok güzel bir tarihi roman kaleme almış. Tavsiye eder keyifli okumalar dilerim :)
Edebiyat
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,107 okunma
Çoz az spoiler içerebilir :)
Puan vermedi·360 syf.··
2024 20. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2024 17:04
Yeraltı Edebiyatı sevmememe rağmen 1000K’da okuduğum bir alıntıdan fazlasıyla etkilenip, okuduğum bir eserdi. Hakan Günday’ın Az romanı; kadına yönelik şiddet, pedofili, çocuk işçiler, madde bağımlılığı gibi konuları işleyen bir eser niteliğinde olmuş. Romanı üç parçada inceleyebiliriz. İlk parçamız, ilk karakterimiz olan Derdâ. Romanın başında 11 yaşında olan karakterimiz, romanın ilk olayının da aynı zamanda başkahramanıdır.Kendi köyünden birinin ölümünde kendince tamamen suçlu olan küçük kız, bu olayın olduğu sırada annesi tarafından kaldığı yatılı okulundan alınır ve bir tarikata satılır. Annesi böyle yaparak hem kızının iyiliğini düşündüğüne inandırır kendini, hem de kendi hayatını devam ettirecek kadar paraya sahip olur. Ve asıl macera da bundan sonra başlar. Derdâ, evlendiği kişi ve tarikatla beraber Londra’ya gider ve hayatının yönü çok değişir. İkinci bölümde ise Derda adlı ikinci karakter karşılar bizi. Bir mezarlık çocuğudur. Evi mezarlıktadır. Derda bir erkek çocuğudur ve Derdâ gibi o da 11 yaşındadır.Babası  cezaevindedir ve yurda gönderilmesinin önündeki tek engel hayattaki annesidir. Ama annesi vefat ettiğinde Derda için işler karışır. Derda, geçimini mezarlığa gelen mefta sahiplerinden aldığı parayla sürdürmektedir ama yaşı büyüdüğünde artık bu işle geçimini sağlayamayacağını anlar ve korsan kitap basılan bir matbaada taşıma işine girer. Bir gün kitap götürdüğü işportaların birinde Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar kitabına rastlar. Bu rastlantı onun öyküsünü çok başka noktalara taşıyacaktır. Üçüncü bölümde ise iki Derda’nın karşılaşması işlenmiştir. Kitabın adı, Az, nicelik belirten anlamının dışında kullanılmıştır. Aslında romanda ‘Az’ kavramı bir benzetme olarak ele alınmıştır.Alfabede A’ dan Z’ ye harfler bir çokluk belirtmiştir.
Edebiyat & Roman
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
10/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Serenad. Bu kitabın yeri benim için o kadar başka ki. Belkide en sevdiğim kitap diyebilirim.Zülfü Livaneli gibi bir üstadın affına sığınarak sadece bir Zülfü Livaneli okuru olarak nacizane değerlendirmek istiyorum eseri. Hikayenin baş kahramanı Maya Duran (36) ve onun gözüyle verilmiş olay örgüsü. Hikayenin geçtiği zaman kendi içinde iç içe geçmiş durumda ufak çaplı bir "Inception" söz konusu. Gelecekten geçmişe derken tekrar günümüze oradan tekrar geleceğe derken zaman geçişleri sıkça ama yormuyor insanı okurken.Geçişler de öylesine naif bir hava var ki yazılan satırlar bana çok samimi geldi. Alman asıllı Amerikalı bir Profesör Maximilian Wagner (87) diğer ana karakter.Kitapta tarihi anlamda çok önemli olaylardan bahsedilmiş. Struma gemisi,Mavi Alay, Einstein'ın Atatürk’e Mektubu , 2001 ekonomik krizi... Her biri kendi içinde roman olabilecek kadar önemli olaylar. Ciddi bir tarihi araştırma yapılmış.Bazen tekrara düşülse, üslup yavan kalsada sıkmıyor, yazarın naif dili okuyucuyu sarıyor. Keyifle okunacak bir eser bence. Akılda kalacak soru sorduracak kısımlardan iki bölüm; "...Kimin daha vatansever olduğunu ölçmenin bir yöntemi mi var? Neden bazıları, memleketi kendisinin daha çok sevdiğini ileri sürerek bir ayrıcalık elde etmeye çalışıyor?..." Sayfa 76 "...Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka bir karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek içinde adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir. Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk başta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
Puan vermedi·520 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2024 17:26
Martin Eden, Amerikalı yazar Jack London tarafından yayımlanan ve toplumsal sınıf mücadelesini konu alan bir romandır. Romanın baş kahramanı Martin, bir denizci olarak hayatını kazanan yoksul bir gençtir. Ancak, kendisini geliştirmek ve zengin olmak isteyen Martin, okumaya ve yazmaya başlar. Bu süreçte kendisini geliştirir ve bir yazar olarak başarılı olur. Ancak, zenginliğe ve başarıya ulaşmak onun için bir çıkmaz haline gelir. Martin, toplumsal sınıf farklılıkları ve ayrımcılıkla mücadele ederken, hayatın anlamını ve mutluluğu bulma çabasına girer. Roman, toplumsal sınıf mücadelesini ele alırken, aynı zamanda bireysel başarı ve mutluluğun anlamını da sorgular. Martin, zenginliğin ve başarının insana mutluluk getirmediğini anlatır. Aksine, başarılı ve zengin olmak kahramanımızı yalnızlaştırır ve mutsuz eder. Bu nedenle, roman bireysel mutluluğun sadece maddi varlıklarla değil, içsel bir tatminle de sağlanabileceği mesajını vermektedir. Bir kadına duyduğu tutkulu aşkla, kendini geliştirme arzusu kıyasıya yarışırken, yaşadığı ikilemleri de görebiliriz. Güzel kesinlikle okumaya değer bir eser.
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018134,9bin okunma
Reklam