Tolga Kayır

Tolga Kayır
@Tolgakayir
Okumayı çok seven ve yazarlığa yeni adım atmış birisi. instagram.com/tolgakayir?igsh... Karanlık Perşembe'yi Beklerken
Yazar
Lisans Mezunu
Mersin
28 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Yordu.. Kızdırdı.. Sevindirdi.. Üzdü..
8/10
·1062 syf.··
2023 22. kitabı
Başlıkta da yazdığım gibi türlü ruh hallerine girdim. Uzun zamandır bu kadar yoran bir kitap okumamıştım. Sayfa sayısının fazlalığı değil, aynı zamanda, benim zamanımında çok kısıtlı olması(askerim) yüzünden yordu beni. Tolstoy her zamanki gibi dönemin sorunlarına, olaylarına ve genel olarak yaptığı inanç meselesine yine yer yer değinmiş. Fakat bu kitap bambaşka. Sinir krizine soktuğu anlar da oldu, mutlu eden anlar da... Bunun sebebi ise hem karakter hem de genel duyguların mükemmel tasvirleri. Yani şöyle açıklayayım; örnek olarak Dostoyevski veya Stefan Zweig de çok başarılı duygu tasvirleri yapan büyük yazarlar. Hatta o kadar detaya giriyorlar ki karakterler ile empati kurabiliyoruz. Tolstoy ise sade ve gerçekçi olarak bu tasvirleri yapmış(Bana göre!). Kelimeleri seçmesi, kelimelerin sıralanışı, olayın akışına göre kare kare anlatımı o kadar gerçekçi ki, bir karakter sinirli ise buna kesinlikle inanıyorsunuz. Tüm duyguların gerçek olduğunu kuşku götürmez şekilde hissediyorsunuz. Ve bunları aşırı detaya girmeden yapmak yazarlığın çok başka bir boyutudur. Hikayede ki birkaç karakterlere değinecek olursak; Anna, tamamen suçlu fakat cesur. Sosyetenin bir kısmının yaptığı entrikaları, gizli aşkları o, açıkça ilan ederek yapıyor. Toplumun tabularına karşı gelerek hissettiği aşkın peşinden gidiyor ve sonunda o aşk kendisini öldürüyor. Levin ve Kiti; benim favori karakterlerim oldular, özellikle Levin her ne kadar saçma kıskanlık krizlerine girerek ve kuruntularla sevdiğini bazen üzmüş olsa da belki de kalbi en temiz karakter diyebilirim. Kiti ise biraz daha çocukça ve masum bir karakter. İkisinin mutlu bir evlilik yapmalarına o kadar sevindim ki bir ara sürekli olarak onların hikayelerinin anlatıldığı kısımlara gelmek istedim. Kitap uzun, bana göre olmasa da olur
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğer hayvanlardan daha eşittir! Edebiyat dünyasının en ikonik hiciv eserlerinden birisidir. Yazarımız kendi dönemini eleştirmekle kalmamış ve ne yazık ki günümüze kadar uzanan yozlaşmış siyaseti de eleştirmeyi başarmıştır. !!! Spoiler!!! Hayvan çiftliğinde yaşayan domuzlar ve diğer hayvanların Koca Reis adlı domuzun isyanı ile çiftliği ele geçirmesiyle başlıyor hikaye. Koca reis liderdir ve hayvanların haklarının savunucusudur. Onlara daha özgür daha mutlu olacakları, tüm hayvanların eşit haklara sahip olacabileceği bir hayat sunmayı hedefler. Her şey yolunda giderken Napolyon adlı ikinci kademe domuzun isyanı ile Koca Reis bir daha dönmemek üzere ortalıktan kaybolur. Napolyon yavaş yavaş her şeyi kendi çıkarına kullanmak üzere değiştirmeye başlar. Eski kuralları değiştirir. Ve tüm bunlar olurken hayvanlar nedense(!) geçmişi hiç hatırlamıyor gibi yeni gelen kuralların en başından beridir var olduğunu kabul ederler. Gün geçtikçe her şey çiftlikteki hayvanlar için daha da zorlaşır fakat yalanlarla avutulurlar ve hiçbir şeye itiraz etmeden boyun eğerler. Verilen sözler tutulmamaya başlar, eşitlikten eser kalmaz çünkü domuzlar her şeyde üstün olduklarını iddia ettiklerinden, sürekli olarak daha fazlasını hak ettiklerini savunurlar. Domuzlardan hemen sonra ise onları koruyan korkutucu ve Napolyona koşulsuz sadakatle bağlı olan köpekler gelir. Hayvanların rüyası gün geçtikçe kabusa döner. İnsanların boyunduruğu altındayken görmedikleri çileleri yaşarlar. Ve sonunda domuzlar ile insanlar kendi ortak çıkarları için anlaşmaya varırlar. Diğer hayvanlar ise hiç ses çıkarmadan sadece seyirci kalırlar. Çok basit ve net bir şekilde anlaşılır mesajlar içeren bu kitabı, hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım okumamız gerektiğini
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,9bin okunma
Kırmızı Pazartesi
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
Bir cinayet hikayesi düşünün ve ölen kişiyi, katillerini, neden öldürüldüğünü en başından yazar bizlere söylemiş olsun... Buna rağmen hikayenin sonuna kadar cinayetin işlendiği Pazartesi günü neler yaşandığını merakla öğrenmeye çalıştığınızı hayal edin. Bunu başarmak çok zor... O kadar güzel ve farklı bir anlatımı var ki bu kitaptan tattığımız lezzet bambaşka. Hikaye kısaca şöyle ilerliyor; Baş karakterimiz olan S. Nasar'ın öldürüldüğünü henüz en başta öğrenmiş oluyoruz ve hemen devamında ikiz olan Vicario kardeşlerin bu cinayeti namus meselesi yüzünden işlediklerini de öğrenmiş oluyoruz. Hatta bu cinayetin işleneceğini tüm kasaba halkının bilmeside cabası. Belki sıradışı olay örgüsü yüzünden klasik sevenler için tatmin edici olmayabilir fakat işin özüne indiğimiz zaman bu kitabı ayrı bir yere koymamız gerekiyor. Herkese iyi okumalar.
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
8/10
·78 syf.··
2023 19. kitabı
Mitoloji sevenler veya merak edenler için harika bir eser. İnsanlığın dostu olan ve onlara yardım edebilmek için bile bile kendisini feda eden Prometheus'un hikayesi. İnsanlara sadece ateşi vermekle kalmayan aynı zamanda sanatı, alet yapmayı ve kullanmayı, çiftçiği ve daha nice özelliği ve niteliği öğreten, aşılayan çilekeş Tanrının acı dolu cezasını okumuş olacaksınız. Sadece fedakârlık hikayesi de değil, tüm zamanların en büyük baş kaldırış hikayelerinden birisidir. Herkese iyi okumalar...
Edebiyat
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910,1bin okunma
Okuduğum İlk Kitap...
10/10
·
Beğendi
Bu eseri yıllar önce, lise 2. sınıf öğrencisiyken okumuştum. O zamana kadar birkaç kısa roman dışında hiçbir kitap okumamış ve kitap okumanın zaman kaybı olduğunu düşünürdüm ne yazık ki... Neyse ki bir gün tesadüfen bu kitaba rast geldim ve hayatım değişti. Ama şunu da belirtmem lazım ki bu kitapla tanışmam çirkince bir davranıştan ibaretti! Olayı kısaca söylemem gerekirse bir sabah sınıfa geldim ve her zaman ki sıramda oturdum. Sıranın altında ise Suç ve Ceza vardı. Neden bilmiyorum ama alıp okumak veya göz atarak çok kez duyduğum bu kitaba karşı merakımı gidermek istedim. Okudukça okudum, hiçbir şekilde sıkılmadan ve sürekli okuma isteği ile okuyarak çabucak bitirdim. Şimdi yıllar sonra sürekli düşünüyorum; neden bu kitabın sahibinden izin almamıştım veya en azından okuduktan sonra kendisine teslim etmeyi akıl etmemiştim? Bu durum benim yıllardır kötü hissetmeme neden oldu. Tıpkı olay kahramanı Raskolnikov gibi... Şimdi onunkine benzer bir vicdan azabı çekiyorum ama bir yandan şunu da düşünüyorum; iyi ki bu kitabı o gün okumuşum. İşte bu eser beni böylesine çelişkili bir ruh haline sokmayı başarmıştı. Yaptığım davranış çok kötüydü ve bunu burada, bu kitabın incelemesine yaparken itiraf etmek istedim. Suç ve Ceza öyle bir kitaptır ki daha önce kitaplara karşı önyargısı olan birisini bile kolaylıkla etkileyebilir! İnsanın yaptığı davranışın eğer kötüyse vicdan azabı yaşatabileceğini, bu vicdan azabından kurtulmanın tek yolunun itiraf ederek teslim olmak gerektiğini, çünkü işlenen bir suça verilebilecek en büyük cezanın yine vicdan azabı olduğunu öğretiyor bizlere... Herkese iyi okumalar. Tolga Kayır
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,6bin okunma