Onur Biçer

Onur Biçer
@Tolkien_
Kitap içerikleri paylaştığım YouTube kanalıma ulaşmak için: youtube.com/@OnurunKitapligi Instagram hesabıma ulaşmak için: instagram.com/onurun_kitaplig...
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek lisans
İstanbul
İstanbul, 5 Mart 1990
334 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı

Onur Biçer

, bir kitap okudu
10/10
·248 syf.··
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 00:00
·
2026 8. kitabı
Reklam
Araba Sevdası yahut Bir Züppenin Hezeyanları
8/10
·208 syf.··
2026 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 23:12
Araba Sevdası ilk kez, 1896 yılında Servetifünun dergisinde tefrika edilmiştir. Roman, 1898 yılında da kitap olarak basılmıştır. ‘‘Resimli Millî Hikâye’’ ibaresiyle tefrika edilen romanda Halil Paşa’nın sekiz, Diran Çırakyan’ın üç çizimi yer alır. Dergideki ilk tefrika da bu şekilde resimlidir. Günümüzdeki Araba Sevdası baskılarında bu resimler yokmuş. Ben tek tek günümüz baskılarını incelemesem de böyle bir bilgi edindim. İşte bu, İş Bankası Kültür Yayınları’nın Türk Edebiyatı Klasikleri Dizisi’nden çıkan ve dizinin 100. kitabı olma özelliğini de taşıyan Araba Sevdası baskısında bahsi geçen çizimler de yer almaktadır. Araba Sevdası, Türk edebiyatında ilk realist roman kabul edilir. Aslında Recaizade Mahmut Ekrem, şiirlerinde romantizm akımının etkisindedir. Tek romanı olan Araba Sevdası’nda ise romantizmden realizme geçiş yapmıştır. Romanı realist yapan özellikler nelerdir, bunlara elbette değineceğim. Romanda kullanılan teknikler, gerçekçi tabiat tasvirleri ve döneme dair birçok detay önemlidir. Ekrem, bu romanda gülünecek hâller bulunduğunu söyler. Romanın başında kendisinin yazmış olduğu giriş yazısında Muhsin Bey hikâyesiyle bu romanı kıyaslar. Onun okur tarafından ağlanacak şeylerden görüldüğünü söylerken Araba Sevdası’nın ise gülünecek hâllerden olduğunu ifade eder. Ekrem’in bu konuyla ilgili son cümlesi ise dikkat çekicidir: ‘‘Fakat dikkat edilirse bu, ondan elbette daha çok hazin, elbette daha çok acıklıdır.’’ der ve Araba Sevdası’nı Muhsin Bey hikâyesinden daha hazin, daha acıklı bulduğunu ifade eder. Araba Sevdası dönemin Batı özentisi züppe tiplerinin dejenere yaşam tarzını eleştiren, onlarla âdeta alay eden, bu züppe tiplerin düştüğü komik hâlleri anlatan bir romandır. Romanın başkahramanı Bihruz Bey de işte bu züppe tipinin temsilcisi olarak karşımıza
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202630,9bin okunma
Hassas Ruhlu Bir Canavar: Genç Pat Glendon
8/10
·104 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 00:00
Cehennem Canavarı, Jack London’ın boks üzerine yazdığı kısa bir roman. Romanda bir boks menajerine yazılan mektup sayesinde ortaya çıkan müthiş bir yetenek ele alınıyor. Bu müthiş yeteneğin babası da eski bir boksör. Baba, menajere yazdığı mektupta oğlunu değerlendirmesi için onu yaşadığı yere çağırıyor ve olaylar gelişiyor. İşte Genç Pat Glendon’ın yeteneğini, yükselişini ve boks dünyasının kirli yüzünü bu kısa romanda okuyoruz. Romanı önemli kılan, London’ın gerçekten boksa olan ilgisidir. Kendisi bir dönem gazetelere profesyonel boks üzerine izlenimlerini yazmıştır. Ayrıca amatör olarak boksla ilgilenmiştir. Romanın adı da buradan gelmektedir. Romanda adı değiştirilip Nat Belson yapılan ünlü boksör, Bat Nelson’dır. London’ın 1905’te yazdığı ‘‘Oyun’’ isimli kısa roman Nelson’ı çok etkilemiştir. Nelson, London’ın bir maçını izlemesini ve izlenim yazısı yazmasını dilediğini söyler. Bunun üzerine London maçı izler ve izlenim yazısını yazar. Orada Nelson için ‘‘Cehennem Canavarı’’ benzetmesini kullanır. Nelson buna bozulur ve araları açılır. London, yıllar sonra başka bir yazısında bu benzetmeyi ne anlamda kullandığını açıklar ve ikilinin arasındaki buzlar erir. Bu romanda da Nelson’ın adını Belson yapan London, ünlü boksöre âdeta selam gönderir ve romanın kahramanının lakabını da ‘‘Cehennem Canavarı’’ yapar. Romanda dönemin ünlü birçok boksörüne de rastlarız. Roman 1910 yılında kaleme alınmış. O dönem Amerika’da boks müsabakalarının nasıl yapıldığına ve boks kurallarına dair önemli bilgiler de ediniyoruz. Boksun bazı bölgeler dışında yasak olduğunu, kadınların boks müsabakalarını izlemesinin hoş karşılanmadığını görüyoruz. London, bu kısa romanında bize dönemin gerçeklerini anlatmakla kalmamış, kahramanlarını da dönemin gerçek isimlerinden seçmiş. Bazı
Cehennem CanavarıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20261,702 okunma
Korkuyu Beklerken Üzerine Faydalı Bir Derleme
9/10
·271 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 00:00
Korkuyu Beklerken Gelenler, Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken adlı hikâye kitabı üzerine yazılardan derlenmiş bir araştırma-inceleme kitabı. Kitabın içerisinde 18 farklı isimden 18 farklı inceleme yazısı bulunuyor. Oğuz Atay’ın romancılığı, hikâyeciliğinden daha fazla ele alındığı için bu çalışmayı önemli buluyorum. Bu çalışmayı derleyen Hilmi Tezgör de aynı düşüncenin ışığında yola çıkmış. 2010 yılında öğretim üyesi olduğu Yeditepe Üniversitesinde bu konuyla ilgili bir sempozyum yapmayı planlamış. Sempozyumdan 6 ay kadar önce bildiri çağrısı yapılmış ve Atay’ın öyküleri üzerine makaleler toplanmış. 5 Ekim 2010 tarihinde de ‘‘Oğuz Atay’ın Sekiz Öyküsü İçin Sempozyum’’ adlıyla bu sempozyum gerçekleşmiş. Bu kitapta da bu sempozyumdaki bildirilerden bir seçki sunulmuş. Bunların dışında dergilerde yayımlanmış ancak herhangi bir kitapta henüz yayımlanmamış 6 yazıya daha bu çalışmada yer verilmiş. Hikâyeleri müstakil olarak inceleyen yazılar olduğu gibi Oğuz Atay’ın ele aldığı temaları, kahramanları inceleyen; onun üslubunu ve kullandığı teknikleri açıklayan daha genel yazılar da mevcut. Bazı yazılar -makale olması bakımından- fazla akademik diyebilirim. Sadece Oğuz Atay sempatisi olduğu için bu kitabı merak edip okuyan kimi Atayseverleri zorlayabilir. Yazıların bazıları öyküleri farklı yaklaşımlar çerçevesinde ele almış. Psikanalizm, göstergebilim gibi yaklaşımlar üzerinden ‘‘Babama Mektup’’ ve ‘‘Demiryolu Hikâyecileri – Bir Rüya’’ adlı öykülerin ele alındığını görüyoruz. Oğuz Atay’ın hikâyeciliğini ve hikâyelerini anlamak adına bu kitabın okunmasını tavsiye ediyorum. Bazı makalelerde yapılan çıkarımlar, hikâyelerin alt metniyle ilgili yorumlar bana zorlama gelse de yazıları genel olarak faydalı buldum. Bu ‘‘zorlama’’ ifadesini de özellikle kullanıyorum. Bazı yerleri
"Korkuyu Beklerken" GelenlerKolektif · İletişim Yayıncılık · 201856 okunma