Kâbus, ilk kez 1928 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilmiş bir Mehmet Rauf romanı. Gazetede 31 bölüm hâlinde yayımlanan roman, ‘‘Cinayet’’ ve ‘‘Ceza’’ başlıklı iki bölümden oluşur. Romanın ortaya çıkışı da bir proje kapsamında olmuştur. Reyhan Tutumlu ve Ali Serdar tarafından yürütülen ‘‘Türk Edebiyatında Tefrika Roman Tarihi (1831-1928)’’ başlıklı proje kapsamında ilk defa gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu dipnot, kitabın başında bulunmaktadır.
Romanın bir ihanet hikâyesi olduğunu söyleyebiliriz ama romanı sadece bununla sınırlamak pek doğru olmaz. Aşk, sadakat, kıskançlık, aile kavramı, namus, evlilik ve cinsellik konularını da irdeleyen bu roman, kısa ama vurucu bir kurguya sahip.
Romanın başkahramanları Aziz Nihat ve Nigâr. Mutlu bir evlilikleri olan bu çiftin hikâyesi, evliliklerinde geçen 5 senenin üstüne başlar. Romanın geçtiği yıl 1927’dir. Başkahramanlarımızın evlilik tarihi de 1922’dir. Bu bilgileri romanın ilerleyen bölümlerindeki mektuplardan öğreniyoruz. Romandaki yan karakterler de Nigâr’ın abisi Celal ve onun eşi olan Hâlet’tir. Aziz Nihat ve Nigâr ne kadar uyumlu ve ideal bir çiftse Celal ve Hâlet de bir o kadar uyumsuz, geçimsiz ve problemli bir çifttir. Aziz Nihat’ın evliliğe, kadın-erkek ilişkilerine ve kadına bakışı oldukça modern, dönemine göre çok ileri iken Celal tam bir kadın düşmanıdır. Celal’e göre kadın daima yardıma muhtaçtır, bir kadının bir erkeği samimi olarak sevmesi mümkün değildir. Celal, daha da ileri giderek Aziz Nihat’a şöyle der: ‘‘Kadın aşkının özünde mutlaka bir zarar tohumu vardır. Cinsler arası ilişkide erkek ne kadar yüce gönüllülük, ne derece soyluluk gösterirse göstersin, kadın içgüdüsel olarak, cinsi açıdan, huy bakımından yalancı, gaddar ve haindir.’’ Evet, Celal bu denli kadın düşmanı biridir fakat Hâlet ile evlidir.