Bozkurtlar, aslında zamanında Bozkurtların Ölümü ve Bozkurtlar Diriliyor isimli iki ayrı romandır. Bozkurtların Ölümü, önce Ateş – Çocuklar İçin adlı bir dergide tefrika edilmiş, 1946 yılında ise kitap hâlinde yayımlanmıştır. Onun devamı olan Bozkurtlar Diriliyor ise 1949 yılında yayımlanmıştır. 1973 yılında, Hüseyin Nihal Atsız’ın izniyle bu iki kitap, Bozkurtlar adıyla bir araya getirilmiş ve bu şekilde yayımlanmaya devam etmiştir. Yakın bir tarihte de eski baskıların anısını yaşatmak amacıyla yine iki ayrı kitap şeklinde nostalji bir baskı yayımlanmıştır.
Roman, destansı bir anlatıma sahip olup Birinci ve İkinci Göktürk Kağanlığı’nın tarihini hikâye etmektedir. Roman 621 yılında bir yaz gecesiyle başlar, İkinci Göktürk Kağanlığı’nın kuruluşu ve o süreçte gerçekleşen bazı olaylarla sona erer. Romanın 60-70 yıllık bir zaman diliminde yaşanan olayları konu aldığını söyleyebiliriz.
Romanın daha açılış sahnesinde başlayan aksiyon, roman boyunca devam eder. Olay örgüsü sürükleyicidir ve okurunu merak ettirir. Tarihî olaylarla kurgunun başarılı bir şeklinde harmanlandığını söyleyebiliriz. Çin’le olan mücadelelerle birlikte Göktürklerin iç çekişmeleri de romanda işlenir. Özellikle Çinli prenseslerin Göktürk kağanlarıyla evlenmesi ve Göktürklerin iç işlerine karışması için Çin’e fırsat vermesi önemlidir.
Romanın başlangıcında kağan zehirlenip öldürülür ve yerine kardeşi geçer. Kardeş, aynı zamanda ölen kağanın Çinli eşiyle de evlenir. Bu durum, ölen kağanın oğullarını rahatsız eder fakat onlar bu duruma ses çıkarmazlar. İşte bu iç meseleler ve Çin’e yapılan akınlar, romanın temelini teşkil eder.
Romanda Türklerin savaşçı kimlikleri sürekli yüceltilir. Çinlilerin ise savaşmak için değil tarım yapmak, hayvan yetiştirmek ya da dokuma yapmak gibi işler için uygun oldukları