Onur Biçer

Onur Biçer
@Tolkien_
Kitap içerikleri paylaştığım YouTube kanalıma ulaşmak için: youtube.com/@OnurunKitapligi Instagram hesabıma ulaşmak için: instagram.com/onurun_kitaplig...
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek lisans
İstanbul
İstanbul, 5 Mart 1990
334 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı

Onur Biçer

, bir kitap okudu
9/10
·416 syf.··
21 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 00:00
·
2025 16. kitabı
Peyami Safa
8.6/10 · 27,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
17 Hikâye & 1 Roman
8/10
·360 syf.··
2025 15. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 00:00
Türk edebiyatında hikâye deyince akla gelen ilk isimlerden biridir Refik Halid. Gurbet Hikâyeleri de Memleket Hikâyeleri ile birlikte yazarın en meşhur eserlerindendir. Memleket Hikâyeleri’ni geçen sene okumuştum. Gurbet Hikâyeleri’nin içindeki birçok hikâyeyi biliyor olsam da baştan sona bir arada okumak, tekrar hatırlamak istedim. Kitapta toplam 17 hikâye var. Hikâyeler haricinde kitapta bir de ‘‘Yeraltında Dünya Var’’ isimli roman bulunuyor. Başta neden hikâyelerle birlikte bu roman basılmış acaba diye araştırdım, net bir şey bulamadım. Romanı okuyunca nedenini anladım. Refik Halid’in ömrü sürgünlerle geçmiş. Sürgüne gittiği yerleri gözlemci gerçekçi bir üslupla hikâye etmiş, eserlerinde bu gittiği yerleri ve buralardaki insanları anlatmış. Memleket Hikâyeleri’nde yurt içindeki sürgününden izler bulunurken Gurbet Hikâyeleri’nde ise Arabistan coğrafyasındaki sürgününden izler okuyoruz. Genellikle Suriye ve Lübnan dolaylarında geçen bu hikâyelerde bazen Avrupalıları bazen de Arapları görüyoruz. Yine çöllerde yaşayan Araplar olan Bedevilere de sık sık rastlıyoruz. Refik Halid, ‘‘Yüz Ellilikler’’ olarak adlandırılan sürgünlerden biriydi. Kurtuluş Savaşı sonrası düşman iş birlikçisi olarak görülen 150 Türk vatandaşı, vatandaşlıktan çıkarılmış ve sürgün edilmişti. Bu yasa, 1938’de kaldırıldı ve Refik Halid yurda döndü. Sert üslubu ve mizahi yönüyle zaman zaman başına iş açsa da düşüncelerini dile getirmekten sakınmayan Refik Halid, sürgünde de yazmaya devam etti. 1922-1938 yılları arasında Halep ve Beyrut’ta kalan Refik Halid, Gurbet Hikâyeleri’ne konu olan olayları da buralarda edindiği izlenimler neticesinde yazdı. Bu izlenimlere dayanarak yazdığı hikâyelerin hatıra özelliği de taşıdığı söylenebilir. Nitekim kendisi de yurda döndükten sonra Gurbet Hatıraları
Gurbet Hikayeleri / Yeraltında Dünya VarRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20241,998 okunma

Onur Biçer

, bir kitabı yarım bıraktı
%29 (200/680 syf.)
Fernando Pessoa
8.4/10 · 14,5bin okunma
Bir Aile, İki Dönem, Üç Kuşak
8/10
·232 syf.··
2025 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 00:00
Kiralık Konak, Yakup Kadri’nin ilk romanı olma özelliğini taşıyor. Roman, önce İkdam gazetesinde tefrika edilmiş, daha sonra 1922’de kitap olarak yayımlanmış. Aslında yazar, Nur Baba adlı romanı daha önce yazmış; eserin tepki çekeceğinden ürkerek sonraya bırakmış. Romanda Tanzimat sonrasında gelen birkaç kuşağın birbiriyle olan çatışması ele alınıyor. II. Meşrutiyet (1908) sonrasında yaşanan değişimler ve dönüşümler, I. Dünya Savaşı’na kadar işleniyor. Romanın ele aldığı dönemi de 1908’den biraz öncesine çekmek mümkündür. İşte bu dönemde Cihangir’de aynı konakta yaşayan üç kuşak ailenin birbiriyle olan ilişkisini ve çatışmasını okuyoruz. Romanın bu üç kuşağını teşkil eden kahramanları da büyükten küçüğe doğru şu şekilde sıralayabiliriz: Naim Efendi, Servet Bey, Sekine Hanım ve Seniha bu evin sakinleridir. Naim Efendi, II. Abdülhamid Devri nazırlarından olup evin en büyüğüdür. Eskinin temsilcisi de kendisidir. Geleneklerine son derece bağlı, dürüst, namuslu bir ihtiyardır. Damadı Servet Bey ve onun eşi -yani Naim Efendi’nin kızı- Sekine Hanım ise kızları Seniha ile birlikte bu devrin ‘‘rokokolaşmış’’ kişileridir. Selim İleri’nin tabiriyle bu rokoko kelimesiyle yazarın kastettiği ise içi kof, dışı süslü püslü, yeni toplumsal hayattır. Bu devirde davranışlar, yaşam tarzı, giyim-kuşam, eğlence anlayışı hatta mimari bile değişmiş, Batılılaşmıştır. Bu eskiyle yeninin çatışması, yozlaşmış yaşam tarzları da Naim Efendi’nin yaşadığı konak üzerinden okurlara sunuluyor. Özellikle bu değişim ve yozlaşma hâli Yakup Kadri tarafından şu şekilde özetleniyor: ‘‘Yüksek rütbeli devlet adamlarının tesis ettikleri Osmanlı kibarlığının kundağı canfes astarlı ve serapa (baştan başa) ilikli İstanbulin idi. Sonra redingot devri geldi ve redingotu içinden yarı uşak, yarı kapıkulu, riyakâr,
Kiralık KonakYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202321,8bin okunma