Onur Biçer

Onur Biçer
@Tolkien_
Kitap içerikleri paylaştığım YouTube kanalıma ulaşmak için: youtube.com/@OnurunKitapligi Instagram hesabıma ulaşmak için: instagram.com/onurun_kitaplig...
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek lisans
İstanbul
İstanbul, 5 Mart 1990
334 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
1890'ların İstanbul'una Kısa Bir Bakış
Puan vermedi·96 syf.··
2022 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2022 17:38
İş Bankası Kültür Yayınları’nın anı serisinden çıkan 1890’larda İstanbul, aslen Amerikalı olan, İtalya doğumlu yazar Francis Marion-Crawford’a ait. Türkçe de dâhil olmak üzere 20’ye yakın dili rahatlıkla konuşup yazabilen yazar, Sanskritçe çalışmalarını ilerletmek için bir süre Hindistan’da da bulunmuş. 1884’te İstanbul’da evlenmiş, bir yıl oturduğu İstanbul’u 1890’ların ortalarına kadar pek çok kez ziyaret etmiş. Toplamda 40’a yakın roman, tarih ve gezi kitapları kaleme almış. Aslında bu kitap, ABD’de dönemin popüler dergilerinden Scribner’s Magazine’de Aralık 1893 ve Ocak 1894’te iki bölüm halinde yayımlanmış, bundan kısa süre sonra da kitaplaştırılmış. Kitapta birçok görsel de bulunuyor. Bunlar eski İstanbul’a ait çizimler. Bu çizimlerin sahibi de Edwin Lord Weeks. Bu İstanbul anlatısında dönemin benzer eserlerinden farklı olarak klişelere pek yer verilmemiş. Saray hayatı, Bizans Dönemi’nden kalma eserler, hanlar, konaklar gibi konulardan ziyade İstanbul’da gündelik yaşam üzerinde durulmuş, halkın içinden insanların yaşamı anlatılmış. Yazarın samimi üslubu, yer yer yaptığı yerinde eleştiriler dikkat çekici. Ben yazarın çok iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Az önce inceleme adı altında mozaiklerin tahribiyle alakalı 2 satır bir şeyler yazıp üste de ''holigan taraftar resmen'' yazan birini gördüm. Aslında direkt cevap yazacaktım ama belli ki anlamayacak o yüzden incelememe bu bölümü ekliyorum. Kiliseler camiye dönüştürüldüğünde haliyle mozaikler, freskler sıva ile kapatılıyor. Bu esnada tahrip olmaları kadar doğal bir şey de yok. Kaldı ki yazar ''tahrip'' kelimesini de kullanmıyor. Konuyu başka yerlere çekmeyi bırakıp keşke doğru düzgün okuyabilsek. Yazarın Türklerden ve genel olarak Müslümanlardan bahsederken kullandığı ifadeler o kadar nazik, o kadar güzel ki şu
1890'larda İstanbulFrancis Marion Crawford · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2023517 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Onur Biçer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.··
3 günde okudu
·
2022 30. kitabı
Francis Marion Crawford
7.9/10 · 517 okunma
Kavganın Adı: İnsanca Yaşamak
Puan vermedi·316 syf.··
2022 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2022 16:04
Gazap Üzümleri gibi aslında bu romanın temelinde de 1929’da patlak veren, ‘’Büyük Buhran’’ olarak adlandırılan ekonomik krizin izleri var. 1930’lu yılların Amerika’sında, mevsimlik işçilerin yok paraya insani olmayan şartlarda çalıştırılması, emeğin yok sayılması, mal sahiplerinin zenginleşirken işçilerin giderek daha da fakirleşmesi aslında bu bitmeyen kavganın günümüzde de aynı şekilde devam ettiğini bizlere gösteriyor. İşçiler boyun eğmeye mecburdur. Herkesin ortak derdi geçimdir. Çok uzaklardan elma toplamak için gelirler ve zaten ceplerindeki azıcık parayı da yollarda harcarlar. Çalışacakları bölgeye geldiklerinde verileceği söylenen ücretin daha da aşağısına çalışmak zorunda kalırlar çünkü elde avuçta hiçbir şey kalmamıştır. Barakalarda kalırlar, kamp yerindeki kantinden pahalıya alışveriş yapmak zorunda kalırlar. Yani özetle insanlar aç kalmamak için yok paraya çalışırlar. İşte bu düzen içinde ezilen işçilerin bir kıvılcıma ihtiyacı vardır. Bu kıvılcım için Mac ve Jim aralarına katılır ama iş onlara kalmadan başka bir yerden patlak verir. Sonrası kitabın adından da anlaşıldığı gibi bitmeyen bir kavgadır. İşçinin tek gücü grevdir, ona sığınır. Fakat grev yapmak da kolay değildir. Güçlünün istediğini yapabildiği, yalanlarla, manipülasyonlarla, silahla işçiyi sindirdiği, köşeye sıkıştırdığı bir düzen vardır. İşçileri açlıkla, soğukla, parasızlıkla korkutan, adeta onlara hayvan muamelesi yapan bir düzendir bu. Grev yaparken tüm bunlara göğüs gerebilmeniz, ayakta kalabilmeniz lazımdır. Grevin devam etmesi de pamuk ipliğine bağlıdır. Bir yanda toprak sahipleri ve onların pis işlerini yapan Vijilante adı verilen örgüt; diğer yanda işçilerin içindeki casuslar, satın alınmış işçiler grevin önündeki en büyük engeldir. Kitabın sonlarına doğru başkarakterlerden biri
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,7bin okunma
Tılsımlı Yüzük Özelinde Bir Ortaçağ Şövalye Anlatısı
9/10
·504 syf.··
2022 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2022 00:00
Erken dönem Alman romantizminin önde gelen yazarlarından Friedrich de la Motte Fouque, Tılsımlı Yüzük’ü 1813 yılında yazmış. Kitabın Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi’ne ilham kaynağı olduğu söyleniyor. Kitabın arkasında da bu bilgi mevcut. Fakat bu ne kadar doğrudur, bilinmez. Ben Tolkien’in biyografilerinde böyle bir bilgiye rastlamadım. Kitabın yazılış tarihi göz önüne alınırsa Tolkien’in böyle bir eseri mutlaka okuduğunu düşünüyorum. Burada bahsedilen tılsımlı yüzük ve gelişen olaylar Tolkien’in kurduğu hayalî evrenle oldukça farklı olsa da Tolkien, belli yönlerden yüzük konusunda ilham almış olabilir. Fakat Tolkien bu romandan bir kıvılcım almışsa bunu cayır cayır bir yangına dönüştürmeyi başarmış diyebilirim. Kitap 3 ana bölümden ve birçok ara bölümden meydana geliyor. Oldukça akıcı bir dili olduğunu söyleyebilirim. Tasvirler başarılı, ifade gücü sağlam, dönemine göre oldukça yetkin bir roman olduğu belli. Roman birçok olağanüstülük içeriyor. Özellikle büyülü güçler, periler, cinler, hayaletler yüzükle birlikte bu olağanüstülüğün odak noktasını oluşturuyor. Kitabın adına bakarak olay örgüsünün sadece sihirli güçleri olan bir yüzük üzerine kurulduğunu düşünmeyin. Olaylar bir yüzükle başlasa da çok farklı maceraların kapısını açan minik bir anahtar olarak kalıyor. Olay akışında çok çok sonraları yüzükle ilgili olaylara geri dönülüyor. Kitaptaki ozanlar, onların geleneksel çalgıları (zither, lavta) eşliğinde söylediği şarkılar belki de Tolkien’in ilham kaynaklarından birini oluşturmuş olabilir diye düşündüm. Kitabın birçok yerinde bu şarkıları okuyoruz. Kitaptaki romantizm etkisini yer yer canlı örneklerle de görüyoruz. Romanda aşk teması yoğun olarak işlenmiş. Bunun yanında iyi ile kötünün çatışması romanın hemen her bölümünde işleniyor. Kitabın yazarı Fouque,
Tılsımlı YüzükFriedrich de la Motte Fouque · Can Yayınları · 201763 okunma