1000Kitap Logosu
HAGY
TAKİP ET
HAGY
@Tostoyevski
Kitaplar hakkında fikir sahibi olmak isteyen herkesi beklerim. Kitabı okuyun okutun merak etmeyin sizi ısırmaz.
Gogolun Paltosunda
76 okur puanı
13 Haz 2019 tarihinde katıldı.
126
Kitap
40
İnceleme
99
Alıntı
1
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Sabitlenmiş gönderi
HAGY
bir alıntı ekledi.
Yaşamak yahut taklit etmek
Her şeyi aptalca bulduğu için yaşamın kendisine empoze ettiği şeyleri kabullenmişti her zaman. İlk gençliğinde seçim yapmak için çok erken olduğuna inanmış, gençliğinde, yani şimdi ise, değişmek için çok geç kaldığını düşünmüştü. Peki, bugüne kadar enerjisini neye harcamıştı? Yaşamının olduğu gibi devam etmesini garantiye almaya çalışmaya. Ana-babası kendisini çocukluğunda olduğu gibi sevmeyi sürdürsünler diye pek çok isteğinden vazgeçmişti - oysa gerçek sevginin zamanla değişip geliştiğini, yeni ifade yolları keşfettiğini bilmiyor muydu? Bir gün, annesi gözyaşları içinde evliliğinin sona erdiğini ona açıkladığında. Veronika gidip babasını bulmuş, ağlamış, tehditler savurmuş, sonunda yuvasını terk etmeyeceğine dair söz koparmıştı ondan. Ana-babasının bu yüzden ödeyecekleri yüksek bedel aklına bile gelmemişti.
6
HAGY
tekrar paylaştı.
Bütün hayatları tanımak
"Dostoyevski epilepsi hastası, homofobik ve iflah olmaz bir kumarbazdı. Oğuz atay sevdiği kadına yakın olabilmek uğruna karısından boşanıp sevdiği kadının kocasıyla arkadaş oldu evlerine daha sık gidebilmek için. ( Bunun böyle olmadığını savunan yazarlarda var). salinger yaklaşık kırk yıl evinden dışarı adım atmadı, tek bir kare fotoğrafı çekilemedi. yusuf atılgan, türü edebiyatının kilometre taşları sayılabilecek iki büyük eseri yazdıktan sonra ( anayurt oteli ve aylak adam) insanlara küstü, bir köye yerleşip otuz yıla yakın neredeyse tek bir satır bile yazmadan çiftçilik yaptı. althusser otuzdört yıldır birlikte olduğu ve taparcasına sevdiği karısı helene'i bir sabah yanıbaşında uyurken elleriyle boğdu, bu hayata daha fazla katlanmasına seyirci kalmaması için. Zweig eşiyle birlikte yüksek dozda barbitürük asit alarak derin bir uykuya daldı. Zweig’ın, karısı Lotte ile intiharına, Hitler’in dünya düzenini kalıcı sanmasının verdiği karamsarlığın yanı sıra, kendi dünyasının asla bir daha varolmayacağı düşüncesi neden olmuştu. İntihar mektubunda şu cümle yazıyordu; “Artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz.” İnsan ırkına duyduğu güvensizlik walter benjamin'i fransa sınırında kendi kafasına sıkmaya zorladı. soren kierkegaard çok sevdiği nişanlısı regine olsen'i terk etti, çok sevdiği için. Ömrü boyunca hep acı çekti bu yüzden. Ama soranlara da yaptığının hep doğru olduğunu söyleyip durdu. O kadar çok seviyordu ki regine'i ve o kadar nefret ediyordu ki kendisinden, evlenip onun kendisine maruz kalmasına izin veremezdi!.. Wirginia woolf kocasına "Sevgilim; beni kurtarabilecek biri olsaydı, o sen olurdun". Diyen bir mektupla veda edip kendini nehirde boğdu. "Bir kadının kurgu yazabilmesi için parası ve kendine ait bir odası olması gerekir." VW. Sylvia plath kendi gibi şair olan kocasından fiziksel şiddet görüyordu. Depresyonu elektroşok ile tedavi etmeye çalıştılar. Bir gün kafasını fırına sokup kendini öldürdü. "Dibi bilirim diyor. En büyük kökümden bilirim onu: seni korkutur, ben korkmam oradan. Ben oraya gittim". Oscar wilde ölümü de çok garip. Ölürken kaldığı pansiyonunun duvarına "Birimiz gitmeli" yazarak ihtihar etti. Ama kaynaklarda bu lafı kimin için dediği bilinmiyor. Ölümünün bir hastalık mı intihar mı olduğu bilinmiyor. Alfred douglas'a yazdığını düşünüyorum. Her neyse Tolstoyun bir ömür tanrıyı araması ve travmatik ölümü. -Tolstoy tanrıyı nasıl aramış da diğerlerinin arasına girmiş, mesela diyojenin insan aramasından daha mı ilginç bir şekilde? " Çocukların öldüğü hayvanlara işkence yapıldığı vefasızın zalimin arasında nasıl aklını koruyabiliyorsun" diye söz okumuştum. Ve eklemek isterim "Hassas kalpliler için dünya cehennemdir." Yazarlar şairler kaldıramamışlar kötülüğü. Kimi intihar etmiş kimi yazmış. Öyle işte.. Bazılarıda cinayet işlemiş tecavüz etmiş. Yazarlar ve şairler insan olduğu için bunlara rastlamak çok normal. Ben cemal süreyyanın içip içip tomris uyarı dövmesi kısmını öğrendiğimden beri herkesten her şey bekliyorum. Cemal süreyya'yı Tomris uyar şöyle anlatıyor. "Feodal değil evine bağlı, evinde olmayı çalışmayı çok seven bir adam." Biraz edebiyat yolculuğu yapalım dedim. 1K Sevgiyle kal'ın..
28
599