Her ulus ruhsal durumuna göre ya büyük ya da önemsiz insanları iktidarın başına, yaşam yapısının tepesine yükseltir. İnsanlarda birikmiş bir iyilik var mı, yok mu? İyilik birikir mi? İnsanların aklı, iradesi, vicdanları gelişiyor mu? Yoksa çürüyüp zehirleniyor mu? Sefil, hatta utanç verici bir yaşamda ziyan mı oluyor?
Solundaki eğik damlı otelde yıllardan beri ressamlar, sanatçılar kalır, dört duvar arasında çalışır; bu sefaletlerinin, ileride “stüdyo” daire adı altında romantikleştirilip bir piyasa oluşturacağından habersiz yaşarlardı.
Yeryüzünün kısa konuklarıyız, az zamanda çok kötü şeyler yapar, kötü şeyler söyleriz. Bunun için topluyken birbirimize iyi şeyler söylemek fırsatlarını kaçırmayalım.