Yine anladım ki her ne kadar insanlar kendileri için kaygı çekmekle yaşadıklarını zannetseler de gerçekte onlar yalnız sevgiyle yaşarlar. Yüreğinde sevgi taşıyan insanın sevgisi Tanrı’dandır ve Tanrı o insanın içindedir. Çünkü Tanrı sevgidir.
Ha şiir yazmışsın Eylül’de
ha günah işlemişsin
bence ikisi de bir
ve yalnızlık suç gibi işlenir
Eylül’se, şiir bekleyebilir
yazma, ağaçlara bak
şiir gazel gibi dökülebilir
Elmalar kızarıyor mu beni güldürme
güldürme üstüme bir de şu sarışın Eylül’ü
şarabın tortusu bordo bir acı
Eylül’ün sonuysa hiç değişmez
ezilmiş şiirden ibarettir
(“Defterlerde Kurutulmuş Şiirler”den)
İlk seninle tanıdıydım Oktay Rıfat’ı, o şiiri uçurduğu gökyüzü şimdi boş. Yeni bir gökyüzü kurulmuş şimdi öyle diyorlar “milyon güvercin içinde” eskisi kayıp Ankara, bizi ne zaman seveceksin eskisi gibi bir daha?