Hikaye karakterin isminden başlayarak ,gerçekten fazlasıyla tuhaf bir kahraman olan Ka'nın, 80 ihtilali sonrası Almaya'ya kaçmış ve yıllar sonra Türkiye'ye döndüğünde cumhuriyet gazetesi tarafından Kars'ta intihar eden genç kızları araştırması üzerine 3 günlük Kars yolculuyla başlar. ( bu uzun cümlem kitap etkisidir.) Kars yolculuğunda yaşadığı aşkı, devamında aşk acısını ,anlam arayışını okuyacağız.
Yazarın "ilk ve son siyasal kitabım" dedi "KAR" yakın dönem Türkiye sorunlarını konu ediyor. Özellikle türban ve din konusunun yanında siyasal bazı çatışmaların ele alınması yazarın eleştirilmesine neden olmuştur. Orhan pamuğun şu cümlesi eleştirilere cevap niteliğindedir "romanlar, insanlar hakkında ahlaki yargılar vermek için değil, onları anlamak için yazılır. " (elimde orhan pamuk kitabı var diye yaftalandığım oldu)
Kitabı okurken kurgu-gerçeklik arasında hisler yaşadım. Ka karakterinin karsta geçerdiği 2 günün benzerini yazar karsa kitabını yazmaya gittiğinde yaşadığını sölediğinde bu kitapda birden fazla gerçeklik olduğuna inandım.
Keyifli okumalar.
Kitap şöyle ; 1960'lı yıllarda üniversite okuyan Vatanabe en yakın arkadaşını inta7har üzerine kaybediyor. Kaybettiği akdaşının sevgilisiyle bir aşk yaşamaya başlıyor. Bu aşk bir sürü nedenlerden dolayı imkansız bir aşka dönüşüyor. Vatanabe'nin bir süre sonra hayatına giren kişiyle daha karmaşıklaşan hiyakeye de yanlızlığı, ölümü , aşkı , anlam arayışını akıcı bir şekilde anlatılmış.
Bizim toplulumuzda çok hoş karşılanmayacak fazlaca erotik sahnelerin satırlarda detaylandırılması bir çok okuyucu rahatsız edebilir.
Akıcı olmasına rağmen edebi kaygısı olmayan bir kitap.
Kitaplara karşı olumsuz eleştiriden kaçınmaya çalışırım aslında fakat insanlar yorumlardan çıkarak kitapları okuyor olabilirler. Bu kitabı okumazsanız da bişey kaybetmezsiniz.
Kitap da hoşuma giden cümlelerle yorumumu bitireyim.
" Ölüm yaşamın karşıtı olarak değil, parçası olarak vardır. Hayatımızı yaşayarak, ölümü besliyoruz. Doğru olmasına karşın , bu, öğrenmemiz gereken gerçeklerden sadece biriydi. Hiçbir gerçek , hiçbir samimiyet, hiçbir güç, hiçbir nezaket bu acıyı geçiremiyor. Tek yapabileceğimiz şey, üzüntümüzü sonuna dek yaşamak ve sonunda bundan bir şey öğrenmek."
Vatanabe'nin acılarından ne öğrendiğini okumak istiyorsanız açın sayfaları.
Keyifli okumalar.