“Acı acı güldüğümü hissettim. İnsanlara olduklarından başka gözlerle bakmakta ısrar edişimi içerliyordum. Yirmi dört yaşına geldiğim hâlde hâlâ çocukluğumun saflığından kurtulamamıştım.”
“Benim mezarlarımda ölü yok; hep yaşamış olanlar var.. anılarımda bir yer, dinmeksizin acıyor; günbegün, bundan.
Güldüğümü görenler bana bakıyor, görüyorum.. ağlasam geçer, biliyorum. Ağlanmıyor.”
“Zannediyorum ki, tasavvuru bile baş döndüren bir süratle hiç durmadan koşup giden bu hayat ve bir avuç toprağının bile doğru dürüst esrarına varamadığımız bu karmakarışık dünya, beni bir buğday tanesi, bir karınca gibi ezip geçiverecek..”