Tuğşad

Tuğşad
@TugiG
Ne iş olsa yaparım
Bursa
3 Mayıs 2001
4 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Şeker Portakalı (Altını çizdiğim yer)
Hayatın şefkatli yanını bana sen öğrettin, sevgili Portuga. Bugün çocuklara misketler ve kartlar dağıtmaya çalışan benim, çünkü şefkat olmayınca hayatın pek değeri kalmıyor. Şefkat göstermek beni bazen mutlu ediyor, bazense yanıltıyor, ki bu ikincisi daha sık oluyor. Uzun yıllar önce budala bir Prens'in gözlerinde yaşlarla bir sunağın önünde diz çöküp ikonlara sorduğu soru şu: "KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARA HER ŞEYİ NEDEN ANLATMAK GEREK?" Hakikaten de sevgili Portuga, bana her şeyi çok erken anlattılar. Hoşça kal! (183)
Sayfa 183·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puslu Kıtalar Atlası (Altını çizdiğim yerler)
“Bilmek ve şahit olmak en büyük mutluluktur. Macera ise büyük bir ibadettir; çünkü O’nun eserini tanımanın başka bir yolu olduğunu görebilmiş değilim. Kendi payıma ben, dünyayı rüyalarımla keşfetmeye çalıştım. Bu, yeterince cesur olamadığımın bir göstergesi olabilir. Aynı hatayı senin de yapmana yolaçmak istemiyorum. Sana izin veriyorum, git. Git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek. Dünyadan ve onun binbir halinden korkma". ———————————————————— “Atıldığın bu macerada yolunu kaybedecek olursan bu düş atlasının sayfalarını karıştırabilirsin. Fakat kendini sakın kaptırma. Adına Dünya dediğimiz kitabı oku" ———————————————————— "Amacım seni kurtarmak değildi. Sadece bu yöntemin etkili olup olmayacağını görmek istedim. Niçin öğrendiğime gelince: Ben bu dünyaya bilmek için geldim. Benim için kutsal bir şey varsa o da bilgidir, gerek bu dünyanın, gerekse öte dünyanın bilgisi. Bu yüzden öğrendiklerimi akıl terazisinde tartıp doğru olup olmadıklarına bakarım". ———————————————————— Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı. ———————————————————— İçinde bulunduğu durum ona o kadar belirsiz görünüyordu ki, bu dünyada yolunu bulabilmek için babasının atlasını açıp rastgele bir cümle seçti: "Artık bir kahraman, bir bilge gibi davranmalıydı" ibaresini meyhanenin feneri altında gördü. ———————————————————— "Ateş dediğimiz güç nasıl ki odunla beslenirse akıl da bilgiyle beslenir ve ben, tahmin edebileceğinin çok üstünde bilgiye sahibim, Hatta senin hakkında
Kürk Mantolu Madonna (Altını çizdiğim yerler)
Deli olacağım, yahut öleceğim dersem yalan söylemiş olurum. İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de yaşayacağım… ——————————————————— Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. ——————————————————— Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor. Bunun sebebi herhalde, “Bu böyle olmayabilirdi!” düşüncesi, yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır.
Simyacı (Altını çizdiğim yerler)
“Her zaman, ne istediğini bilmek zorunda olduğunu anımsa” demişti yaşlı kral. Ne istediğini biliyordu delikanlı ve bu amaç doğrultusunda çalışıyordu. —- “Buna ‘lütuf kuralı’ denir”, demişti yaşlı kral. “Acemi talihi. Çünkü hayat senin Kişisel Menkıbeni yaşamanı istiyor.” —— “Hayallerinden asla vazgeçme,” demişti yaşlı kral. “Simgelere dikkat et” —— “Bunları neden söylüyorsunuz bana?” “Çünkü sen, kendi Kişisel Menkıbeni yaşamaya çalışıyorsun. Ve bundan vazgeçmek üzeresin.” —— “Geriye dönüp kaldığım yerden devam edeceğim” diye düşündü delikanlı.”Ne var ki, Arapçayı koyunlardan öğrenmedim” —- Koyunlar, tüccarın kızı, Endülüs kırları onun Kişisel Menkıbesinin menzillerinden başka bir şey değillerdi. —- “Belki de Tanrı çölü, insanlar hurma ağaçlarını görünce sevinsinler diye yarattı” —- Doğrusu, tam olarak onun istediği de buydu zaten: Yeni dünyalar tanımak. Piramitlere hiçbir zaman varamayacak olsa da tanıdığı bütün çobanlardan çok daha uzaklara gitmişti şimdiden. —- "Yüreğim acı çekmekten korkuyor," dedi bir gece Simyacı'ya. "Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez. Çünkü araştırmanın her anı, Tanrı ve Sonsuzluk ile karşılaşma anıdır. —- “Gerçekte kendi Kişisel Menkıbesini yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir.” —- “Adamlara bakışınız ile boyun eğdirdiniz” dedi.
“Hayat birkaç hatıradır”
Sayfa 42·Kitabı okudu