Kemalizm, 'erken' Cumhuriyet dönemindeki 'ulusal' eğitim ve öğretim 'müfredatı' ile taş gibi 'Cumhuriyet aydınları' üretmişti ki, gündemleri şaşmaz bir şekilde 'inkılâp'tı ve 'inkılâp' kaldı.
Mustafa Kemal'in iç içe üç büyük eylemi var: Emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı; padişaha karşı Demokratik Devrim, toplumun “Ümmet' aşamasından, 'Millet' aşamasına dönüşümü!
Aynı Osmanlı'da olduğu gibi, emperyalistlerin komprador eğitimini getiriyor. Komprador kültürünü yerleştirmeye çalışıyor. Böyle bir-iki nesil yetiştiriyor. Yeşil kart almak için millet ayakta. Amerika'ya gitmeye uğraşıyorlar. Böyle bir şey Kuva-yı Milliye'nin veya Müdafaa- Hukuk'un hemen akabinde, Türkiye sefaletten kırılırken kimsenin aklında yoktu. Hiç kimse böyle bir şey düşünmedi. Tam tersine, yurtdışındaki Türkler Türkiye'ye geliyorlardı, memlekete hizmet etmek için. Çok ucuz maaşlarla çalışıyorlardı. Bu ruhu bize kaybettirdiler.
Dikkat edin, neredeyse Türk televizyonlarında Türk Sanat Müziği çalınmaz oldu. Halk müziği duyulmaz oldu. Ama buna mukabil. Amerika'nın bilmem neresindeki topluluğun çaldığı en son klip buralarda seyrediliyor. Sen kendi memleketinin müziğini bırakıp gidiyorsun, ki aşağı yukarı bin senelik bir müziktir ve çok kaliteli bir müziktir. Sen bunu yok sayıyorsun. Sen zannediyorsun ki, ilerliyorsun. Ama düşüyorsun.