Mustafa Kemal Paşa'nın Kemalizmi'nin oturduğu fikrî zemin, aslında Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp'in bir sentezidir. Bunların ortaya atmış olduğu bütün düşünceleri, Mustafa Kemal Paşa kendi düşüncesi içinde yoğurmuş, âlimlerle paylaşarak bunlardan ortaya bir Türk Milliyetçiliği çıkarmıştır.
Bir defa Mustafa Kemal Paşa’nın ne kadar ulusalcı bir adam olduğunu anlamak için bir tek şeye bakmak kâfidir. Türkiye istiklâlini kazandıktan sonra Kemal Paşa, Tarih Kurumu kuruyor. Yahu sen askersin, cumhurbaşkanı olmuşsun, sana ne tarihten! Biliyor o, farkında, Türklerin kimliğini oluşturmak lâzım, ortaya çıkarmak lâzım. Bunun için de tarihi çok ciddi bir şekilde inceleyeceksin, başka çaren yok.
Şimdi pek çok insanın unuttuğu veya hatırlamak istemediği bir şey var; Kuva-yı Milliye'yi ve Müdafaa-i Hukuk'u örgütleyenler Türkçülerdir. Onlar daha önce Türkçü hareketin içindedirler… Türkçü ne demektir? Türkçü, Batılı emperyalizme karşı ayağa kalkan ve ona karşı çıkan adam demektir. Türkçü, Türk kimliğini açığa çıkarıp, Batılının ona olan baskısına karşı koyan adam demektir. Türkçü, tam bağımsız ve özgür bir ülke olarak devam etmesini sağlayan adam demektir.
Fâlih Rıfkı, ittihâtçı Cavit Bey'in Batı yanlısı görüşünü şöyle yansıtır: "...Büyük Avrupa devletlerinin yardımı olmaksızın ve bu yardımı sağlayacak ödünleri vermeksizin, Anadolu'nun ortasında tek başımıza devlet kurup yaşamamız olanak dışıdır." İşte Brzezinski'nin bayıldığı "Batıcı görüş” bu, bu görüşü savunan adamıysa, Mustafa Kemal Paşa ne yaptı biliyorsunuz, bir güzel astı.