Selahaddin Eyyûbî'nin Kudüs'ü Haçlılardan geri alırken sergilediği kahramanlık ve şehre getirdiği adalet ve merhamet, Müslümanların Kudüs'ü sadece kılıçla değil, kalp ve zihinle de fethettiğini göstermektedir.
Eşya, para ya da iktidar sahibi olma tutku düzeyine ulaştığında, para, eşya ve iktidar insana sahip olmaya ve onu yönetmeye başlar. Bu, uyuşturucu madde ya da kumar tutkuları gibi engellenmesi güç bir dürtüdür. İnsanın varoluşuna bir anlam katamamış olmasının, boşluğunun, kendini değersiz bulmasının ve yalnızlığının anlatımıdır.