..Sen anlamazsın ki, ince bel! Sana her şeyi nasıl anlatabilirim ancak, sen beyaz dişlerini göstererek bir gülsen gerisi kolay, geride bir ordu söz sırası bekliyor, ben öyle anlatırım ki kötülüklerimi bile küçük hesaplarımı bile güzel gösteririm sana, şimdiye kadar yapamadım ama zarar yok...
Bilge ellerini uzattı:"Sana karşı kimsenin kötü niyeti yok. Yalnız, bazen kafanın içindekileri izlemekte geç kalıyorum belki. Benden bir şey beklediğini seziyorum; fakat yalnış bir karşılık verməkten korkuyorum. Çünkü,beni de başkalarının yanına yerleştirmek için en küçük bir fırsatı kaçırmıyorsun ."
Uzun zaman boşuna var gücümle çırpındım. Becerikli,
ikiyüzlü, usta ve önlemli olmadığım gibi, açık sözlü, sabırsız
ve çabuk kızar bir kişi olduğum için çırpındıkça daldım ve
düşmanlarıma, bana yeni yeni kötülükler etme konusunda,
asla savsaklamadıkları fırsatları verdim. Sonunda, çabamın
yararsızlığını, boşuna üzüldüğümü görüp, geri kalan tek
karara vardım ki, o da yazgıya başkaldırmadan boyun
eğmekti. Acı ve boşuna bir karşı koymanın yorgunluğuyla
uzlaşamayan o her şeye katlanmanın verdiği dinginlik lezbiyen
derdimi unutabildim.