Umut

Uyku ile uyuşukluk arasında rakseden bir hayat. Beklediğim bir şey yok.
Sayfa 47·Kitabı okuyor
Cemil Meriç
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kıt akıllıların âdeti işte budur: Kişileri hakikat ölçüsü ile değil, hakikati kişilere bağlı olarak tanırlar. Akıllı adam, akıllıların efendisi Ali el-Murteza'nın -Allah ondan razı olsun- sözüne uyar. O şöyle demiştir: "Gerçeği/doğruyu kişilerle tanıma, gerçeği/doğruyu tanırsan gerçeğe/doğruya sahip olanı da tanımış olursun." O halde akıllı kimse önce gerçeği/doğruyu tanır, sonra sözün kendisine bakar; eğer gerçek/doğru ise söyleyen doğru yolda da olsa yanlış yolda da olsa o sözü kabul eder. Hatta bazen akıllı kimse sapkınların sözleri arasından gerçeği/doğruyu çıkarmaya çalışır ve bilir ki altının madeni topraktır ve sarrafın, iç görüsüne güveniyorsa, elini kalpazanın kesesine sokmasında ve saf altını sahtesinden ayırmasında bir sakınca yoktur.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Din
Bir mezhebi, onu anlamadan ve mahiyetine vakıf olmadan reddetmek karanlığa taş atmaktır.
Din
Finaller sonrası rutin okumalara dönüş. :) Bu ileti, başlangıç için tarihe not düşülmesi içindir.:) Ambalaja veda edip günlerdir okunmayı bekleyen soldaki (Churchill ve İlhan Berk hariç) kısmı ay çıkmadan bitirmeyi hedefliyorum, inşallah.
Bazen bir kuyuya benziyor hayat; kör, pis, zehirli bir kuyuya. Boğuluyorum, ölüme koşacak mecalim kalmıyor, kimseyi görmüyor gözüm. Sevdiklerim yabancılaşıyor. Kitaplar tuğla oluveriyor birden. Dostlarımın sesini tanımıyorum. Varlığım bir tele asılıyor. Bir kâbus bu, bir hastalık. Gözlerimi kaybettikten sonra bu kuyuya sık sık düştüm... İstediğini yapamamak, sakatlığımdan doğan bir aciz... Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var... Aczime tahammül edemiyorum... Bugün işimden kovulabilirim. Ve hiçbir iş yapamam. Bu, hayatımın perde arkasındaki ardı arkası kesilmeyen uğultu.
Sayfa 47·Kitabı okuyor
Cemil Meriç