Umut

Bu arada Atatürk, kendisine Muhafız Alayı Komutanı İsmail Hakkı Tekçe tarafından getirilen öneriyi Saffet Arıkan'a iletmiştir. Bu öneriye göre orduda askerliğini çavuş olarak yapmış bulunan akıllı, uyanık köy gençleri kısa süreli bir öğretmenlik eğitimi kursuna alınmalı, daha sonra da kendi köylerine öğretmen (eğitmen) olarak atanmalıydılar. İşte eğitmen kursları bu şekilde ortaya çıkmıştı.
Sayfa 24·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bütün bu topraklara Türk mahiyetini veren bir 'Türk' var. Fakat bu millet henüz istediğimiz yekpare millet manzarasını göstermiyor. Eğer bu nesil, bilinçle, ilmin ve hayatın rehberliğiyle bütün ömrünü vakfederek çalışırsa siyasi Türk milleti, kültürel, düşünsel ve sosyal tam ve olgun bir Türk milleti olabilir"
Sayfa 21·Kitabı okudu
Fakat bu millet henüz istediğimiz yekpare millet manzarasını göstermiyor. Eğer bu nesil, bilinçle, ilmin ve hayatın rehberliğiyle bütün ömrünü vakfederek çalışırsa siyasi Türk milleti, kültürel, düşünsel ve sosyal tam ve olgun bir Türk milleti olabilir.
Hayatta aşka galip gelecek hiçbir şey bulmuyordu. İnsanlığın hissiyat ve meyillerinin en yücesi, en seçkini oydu ve bütün öbürleri onun karşısında sadece susmak ve eğilmek zorundaydı. Dünyada büyük, söz sahibi, tabii ancak o vardı, onun yanında her şey yapay, keyfi, görece kalıyordu. Bunlar sadece imkânsız değil, vahşi, tabiat dışı, zorlama olarak kalıyordu. Ne kadar dayanılmaz bir ateş olursa olsun istırapları lezzet ve saadeti o kadar artırıyor, bizzat işkencesi bir saadet oluyordu. Öldürerek, dehşete düşürerek yakan, zevki ne kadar ani olursa o kadar tahammülün ötesinde can yakıcı olan bir ateş, "İşte aşk!" diyordu. İnleyerek "Ah sadece aşk, sadece birbirini sevenlerin her şeyi unutup aydınlık, yaldızlı gördükleri şiir ve heyecan rüyası var, sadece o, sadece o..." Hatta bütün ceza bile olsa, bütün suç bile olsa, onu bilmeyenler, bu saniyeyi yaşayamayanlar için, "Yaşamadık!" diye feryat etmek gerekirdi. Ondan başka her şey boş, her şey hiç, her şey beyhudeydi. O olmasa hiç, hiçbir şey olmazdı ve yine ondan başka her şey yoktu, yalan olsun, sahte olsun yine daima o hüküm sürüyor, her şeyde, her durumda o galip geliyordu. "Ah ne iyi oluyor da yine o galip geliyor, her yerde, daima o galip geliyor; bütün o âcizlikler daima eziliyor, küçümseniyor!" diye yanarak söylüyordu.
Sayfa 225·Kitabı okudu
Ah, hayatından ne kadar tiksiniyordu, onun hiçbir zerresinde sevilecek, büyük, muhterem bir şey görmüyordu. Köpek gibi başlamış, köpek gibi yaşamış ve köpekler gibi şimdi sürünmeye mahkûm olmuştu... Başlangıç, hayata dair büyük istekleriyle kendini aldattığı devri takip eden devir hezimetle başlamıştı. Evvela şöhret kazanmak, büyük olmak için çalışmış, o kadar çalışmak gerekmiş, yüce esaslar üstünde yükselen emeller ve istekler kurmuştu. Fakat bundan çabuk ve kesin bir şekilde arınmak gerekti; hayatının bu isteklerini gömdükten sonra, kadınlar bir hayat için yeterlidir emeliyle onlara koştu ve ömür boyu bir heveslerle feci bir hezimet, daima yeni mücadelelerle, yeni arzularla, bir hezimet oldu. İşte bu son, en son hezimetti ve her şeyin sonuydu...
Sayfa 220·Kitabı okudu