Beyoğlu

Edeb degil gile cevr ü cefâ-yi cânândan Ne hûb özr diler rûy-ı yârı mı diyelim (Sevgilinin yaptığı eziyet ve zulüm şikâyet edilmez; peki onun güzel yüzünden özür dilemek mi doğru?)
Sayfa 190 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Yâhut bu şîşe-i nâzik-mizâc gönlümüze O seng-dilden eren inkisârı mı diyelim (Yoksa bu kırılgan kalbimizin sevgili karşısında taş gibi kırılmasını mı söyleyelim?)
Sayfa 190 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Hikâyet-i gam-ı hicrân-ı yârı mı diyelim Şikâyet-i sitem-i rûzigâr ı mı diyelim (Bu sevgiliden ayrılığın acısını mı söyleyelim, yoksa zamanın ve kaderin bize yaptığı eziyeti mi?)
Sayfa 190 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Nigâr mahrem ü mutrib nedim ü vakt latîf Zamân zamân-ı Şehenşâh ü fasl fasl-ı hazân (Sevgili yakındır, çalgıcı sırdaştır, nedim hazırdır, vakit latiftir; Zaman Şehinşah'ın"büyük hükümdar" zamanıdır, mevsim de hazan mevsimidir.)
Sayfa 91 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Der Vasf-ı Hazan Migûyed
Safâ-yi haddin ile dil serâçe-i gül-gûn Hayâl-i zülfün ile dîde kâse-i reyhân (Yanağının verdiği ferahlıkla gönlüm gül renkli bir köşk oldu; saçının hayaliyle gözüm reyhan dolu bir kâseye dönüştü.)
Sayfa 91 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam