Beyoğlu

Bahariyyat
Çok idi ki gül Yûsufu hecrinde zamâne Pîr olmuş idi hasret ile hem-çü Züleyhâ (“Uzun zamandır gül (Yusuf) ayrılıkla imtihanda; Hasretle, tıpkı Züleyhâ gibi yaşlanmıştı.”)
Sayfa 84 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Dedim ki söylesen kereminden ne eksilir Nâz eyleyip dedi ki zülâl akıtır mı nâr (“Söylesen, lütfundan ne eksilir?” dedim. Nazlanarak dedi ki: “Tatlı su hiç ateş akıtır mı?”)
Sayfa 74 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Âşık-Mâşuk-Rakîb
N’için rakîbe hidmet edersin dedi dedim Âhû seg ile avlanır ey serv-i gül-‘izâr (“Niçin rakîbe hizmet ediyorsun?” dediler; Ben de “Ey gül yanaklı servi! Geyik köpekle avlanır” dedim.)
Sayfa 74 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Kasîde Lİ-Edi Sultân Bâyezid
Meydân içinde gamzesi attığı okların Birin yere düşürmedi zî şûh-ı fitne-gâr (O şûh ve fitneci sevgili, meydanda gamzesiyle attığı okların hiçbirini yere düşürmedi "hepsi hedefini buldu").
Sayfa 74 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Kasîde Lİ-Edi Sultân Bâyezid
Her gamze bir hadeng ile bin cân eder şikâr Çıksa şikâr-gâhına ol Türk-i gamze-gâr (O gamzesi ok atan Türk sevgili av yerine çıksa, Her bir bakışıyla bin canı avlar.)
Sayfa 73 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam