Ey beni şekl ü şemâ'ille giriftâr kılan
Düşmedin ne bilesin sen bu giriftârlıgı
(Ey beni görünüşün ve güzelliğinle esir eden sevgili!
Sen hiç âşık olmadın ki bu esaretin ne demek olduğunu bilesin.)
Öldürürüm der imişsin demidir egleme gel
Bin kez öldür beni tek eyleme bizârlıgı
(“Öldürürüm” diyormuşsun; vakti geldiyse oyalanma, gel yap.
Yeter ki benden usanıp yüz çevirme; beni bin kez öldür.)
Bûse tiryâkin umarken dil-i bîmârımıza
Zehr-i gam verdi saçın gör bu siyâh-kârlığı
(Hasta gönlümüz için öpücüğün panzehir olmasını beklerken,
Saçın keder zehri verdi; bak şu kara suçuna!)
Ey Şehenşâh-ı sa‘âdet-güster-i kişver-güşây
Vey Ferîdûn-i fazîlet-perver ü dâniş-güzîn
(Ey memleketleri fethederek saadet yayan şahlar şahı!
Ey fazileti koruyan, bilgiyi ve bilginleri seçen Feridun!)