Annemin hâtırası sade bugün değil her zaman beni zehirleyecek... Ne zaman çoluk çocuğumla sıcak bir odada güzel bir sofra başında yemek yesem onun soğuk mutfaklarda ayak üstü soğan ekmek yediğini göreceğim. Lokmalar boğazıma dizilecek.
Evet dünyada tam saadet olmuyor. Ne olurdu şu yaldızlı diplomayı annemin çamaşır yıkamaktan çatlamış, şişmiş zavallı ellerine verebilseydim?
Catherine Earnshaw, ben yaşadıkça rahat yüzü görme! 'Beni sen öldürdün,' dedin, öyleyse peşimi bırakma! Öldürülenler, öldürenlerin peşini bırakmazlar. Yeryüzünde dolaşan hayaletler olduğunu sanıyorum, biliyorum bunu. Yanımdan hiç ayrılma! Hangi biçime girersen gir, beni çıldırt! Yalnız, içinde seni bulamadığım bu uçurumun dibinde beni bırakma! Of Tanrım! Anlatılamaz bu! Canım olmadan nasıl yaşarım! Ruhum olmadan nasıl yaşarım!"
Kadınlarda girişimcilik ruhu olmadığını sanıyorduk, doğal enerjileri ve sınırlara tahammülsüzlükleri sayesinde yalnızca erkekler bir şey yaratabilirmiş gibi geliyordu bize.
Burada gördük ki çevre üzerindeki hayat baskısı, cinsiyet gözetmeksizin insan beyninde yaratıcı tepkilere sebep olurmuş, dahası, farkındalık sahibi bir anne, çocuğunun iyiliği için sınırlara aldırmadan planlar yapar ve bu planları uygularmış