Ufuk Güdük

Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Annemin hâtırası sade bugün değil her zaman beni zehirleyecek... Ne zaman çoluk çocuğumla sıcak bir odada güzel bir sofra başında yemek yesem onun soğuk mutfaklarda ayak üstü soğan ekmek yediğini göreceğim. Lokmalar boğazıma dizilecek. Evet dünyada tam saadet olmuyor. Ne olurdu şu yaldızlı diplomayı annemin çamaşır yıkamaktan çatlamış, şişmiş zavallı ellerine verebilseydim?
Sayfa 59·Kitabı okudu
Alıntı
Catherine Earnshaw, ben yaşadıkça rahat yüzü görme! 'Beni sen öldürdün,' dedin, öyleyse peşimi bırakma! Öldürülenler, öldürenlerin peşini bırakmazlar. Yeryüzünde dolaşan hayaletler olduğunu sanıyorum, biliyorum bunu. Yanımdan hiç ayrılma! Hangi biçime girersen gir, beni çıldırt! Yalnız, içinde seni bulamadığım bu uçurumun dibinde beni bırakma! Of Tanrım! Anlatılamaz bu! Canım olmadan nasıl yaşarım! Ruhum olmadan nasıl yaşarım!"
Sayfa 204·Kitabı okudu
Alıntı
İnsan halkın bir üyesi olabilir, fakat halk çıldırdığında kendisinin de çıldırması gerekmez.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Alıntı
Kadınlarda girişimcilik ruhu olmadığını sanıyorduk, doğal enerjileri ve sınırlara tahammülsüzlükleri sayesinde yalnızca erkekler bir şey yaratabilirmiş gibi geliyordu bize. Burada gördük ki çevre üzerindeki hayat baskısı, cinsiyet gözetmeksizin insan beyninde yaratıcı tepkilere sebep olurmuş, dahası, farkındalık sahibi bir anne, çocuğunun iyiliği için sınırlara aldırmadan planlar yapar ve bu planları uygularmış
Sayfa 150·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam