K A D I N
"Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan." Türk Dil Kurumu sözlüğündeki anlamlarından biri. Bir diğer anlamı: "Ev işlerinde çalışan bayan." Hatta daha iyi anlaşılsın diye bununla ilgili atasözleri, deyimler, kalıp sözler de koymuşlar: "Kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası."
Nereden nereye evrildik değil mi? Oysa Türklerde kadın bambaşka anlamlar taşırdı. Kurultay'a katılır, Hakan yokken başkanlık ederdi. Hanım kelimesinin nereden geldiğini biliyorsunuz değil mi? Cengiz Han'ın eşi için söylediği sözler, çerçevelenip duvarlara asılacak kadar anlamlıdır: "Ben sizin Hanınızım. Yanımda gördüğünüz bu kadın da benim Han'ımdır!"
"Kadın ya da erkek fark etmez, birilerinin yaşam sevincini yıkmak, insana yönelik en ağır şiddet biçimidir!" (s. 17)
Oysa ne hayallerle başlıyoruz dünyaya. Kafamızda kurduğumuz hayat öyle bir seyir alıyor ki en büyük arzu bir defa geldiğimiz hayattan çekip gitme düşüncesi oluyor. Yaşam sevinci mi? O da ne? Nefes alıp veriyoruz işte hepsi bu. Günler günleri kovalıyor son gün gelene dek. Ne diyordu Yunus Emre:
"Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil."
Talan oluyor yüreklerimiz, herkes en masumu oynama derdinde. Gönül yorgunuyuz, Şükrü Erbaş misali:
"Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmıyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor."
Kabul etmeliyiz ki aşktan meşkten çoktan vazgeçti Türk kadını. Dövmeyecek, sövmeyecek, ayrılmak istedi diye hunharca öldürmeyecek, uygar bir eş arıyor yalnızca." (s. 13)
KADINSAN Çocukken evlendirilebilirsin.
KADINSAN Çocuğun olmayınca kısırlıkla suçlanabilirsin.
KADINSAN Üzerine hayat kurulur, adına kuma ismi verilir.
KADINSAN Çocuğun cinsiyetinin bile suçlusu sen olursun.
KADINSAN Oyun oynayacağın yaşta
Uzun zamandır okumak istediğim kitaplardı. 😊
Siz okudunuz mu? ElifÇürümenin Kitabı
"Odamda beni kitaplarım bekler.
Bu yegane tesellidir." Sabahattin Ali