Ne yazık ki benim için artık düşler kurma çağı geçti. Birçok memleketlerde yolculuk yaparken yaşam üzerine düşündüm. Giderken çocuktum dönüşte adam oldum.
Öyle bir başıma kalmıştım. Etrafımda uçuşan karla dolu kasım karanlığı, kara batmış bir ev, bacalardaysa bir uğultu vardı. Yirmi dört yıllık hayatım boyunca büyük şehirde yaşamıştım ve tipinin sadece romanlarda uluduğunu sanıyordum. Meğer gerçekten de uluyormuş.