Elif

Aslında yok sayılmak çocuklukta tehlikeli bir duygudur. Ebeveyni, özellikle annesi tarafın­ dan ihmal edilen, yeteri kadar özen ve şefkat gösterilmeyen çocuk­ lara anne tarafından verilen mesaj tam da budur: "Sen yoksun!" Işte anneleri tarafından bu mesajı alan çocuklar büyüdükle­ ri zaman bu tür mesajiara karşı çok hassas olurlar. Dikkatler hep onların üzerinde olsun ister, olmayınca da çok kırılırlar. Bir kısmı da hepten küser dünyaya.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendinizi çok fazla horlayan biri iseniz, birisinin sizi dövmesine, aşağılamasına, size pislikmişsiniz gibi davranmasına bile katlanırsınız. Niçin? Çünkü inanç sisteminiz şöyle der: “Bunu hak ediyorsun. Bu kişi benimle kalarak bana katlanıyor. Ben sevgi ve saygıya layık biri değilim. Ben değerli biri değilim. Yeterince iyi değilim.
İnsan ve Toplum
Ehlileştirme öylesine güçlü olur ki, hayatımızın bir noktasında, artık kimsenin bizi ehlileştirmesine gerek kalmaz. Artık Annenin, babanın, okulun ya da kilisenin bizi ehlileştirmesine ihtiyaç kalmamıştır. Öylesine iyi eğitilmişizdir ki, artık kendi ehlileştiricimiz kendimiz oluruz. Kendi kendini ehlileştiren bir hayvan gibi oluruz. Artık, bize dayatılan inanç sistemine uygun olarak kendimizi ehlileştirebiliriz. Kendi üzerimizde aynı ceza-ödül sistemini kullanırız. İnanç sistemimizin kurallarına uygun davranmadığımızda kendimizi cezalandırırız; “iyi kız”, “iyi erkek” olduğumuzda kendimizi ödüllendiririz.
1000Kitap
Ödül aldığımızda kendimizi iyi hissederiz ve bu ihtiyacımız olan ödülü alabilmek için insanların bizden bekledikleri şekilde davranmayı sürdürürüz. Cezalandırılma ve ödül alamama korkusuyla, kendimiz olmayan farklı bir kişiliğe bürünürüz. Başkalarının bizi görmek istedikleri gibi biri olarak onların onayını almaya çalışırız. Anne Babayı memnun etmeye çalışırız, okulda öğretmenleri memnun etmeye çalışırız, kiliseyi memnun etmeye çalışırız ve bir oyuncu olmaya başlarız. Kendimiz olmaktan korkarız, çünkü kendimiz olduğumuzda reddedilmekten korkarız. Reddedilme korkusu, yeterince iyi olamama korkusuna dönüşür. Sonunda olmadığımız biri haline geliriz. Annenin inançlarının, Babanın inançlarının, toplumun inançlarının, dinin inançlarının bir kopyası oluruz.
1000Kitap
Çocuk olarak, inançlarımızı seçme olanağımız olmadı, ama toplumsal rüya bilgisi, insanlar aracılığıyla bize aktarıldığında anlaşmaya katıldık. Bir bilgiyi depolamanın tek yolu, anlaşmaya katılmakla olur. Toplumsal rüya, dikkatimize çengelini atabilir, ama anlaşmaya katılmazsak o bilgiyi depolamayız. Katıldığımız anda ona inanırız. Buna inanç diyoruz. İnançlı olmak, koşulsuz olarak inanmak demektir.
1000Kitap