Hangi perdeyi aralasak gece
Hangi taşı kaldırsak çaresizlik
Ölüm isli bir fener ışığı bu karanlıklarda
Ölüm yorgun askerlerin tek umudu sıcak
Biz bu ölümlerle yakınız ölümsüzlüğe
Bu karanlıklarla uzak
İnsan fazla yiyince mide nasıl isyan ederse
Ya da boş inançları bıraktıktan sonra,
Aldatıldığını anlayıp nasıl nefret ederse,
Doygunluğumu ve boş inancımı bırakıyorum ben de.
"ama inanmaman için neden yok. Tanıdığım en hoş adam olarak anılarımda yaşayabilir; ama hepsi bu. Umut edecek ya da korkacak bir şeyim yok, onu kınamamı gerektirecek bir şey de yok. Çok şükür! Acının o türünü çekmiyorum. Demek ki az bir zaman yetecek... Elbette düzelmeye çalışacağım."
"ama hata yapma ya da başkalarını mutsuz etme kastı olmadan da hata yapılabilir ve üzüntü verilebilir. Düşüncesizlik, başka insanların duygularına karşı dikkatsizlik, kararsızlık da aynı işi görür."
"Onu hem hayrete düşüren, hem düşündüren bir his de, Kübra ile tekrar ve muhakkak karşılaşacağına dair kafasında yaşayan bir kanaatti. Sanki yarım kalmış bir işin tamamlanması lazımdı ve günün birinde Kübra herhangi bir yerde bu işi tamamlamak için karşısına çıkacaktı."