...bir sürü insan, anlamsız ve maksatsız bir sürü şey söylüyor ve yapıyordu. Bunlardan felaket ve zarardan başka ne gelebilirdi? Hayat kırıklanıyor, dağılıp dökülüyordu. Bugünkü kuşaklar daha çok hayatla değil de, hayat üzerinde görüşleriyle meşguldü. Bu anlaşılmaz saçma bir şeydi ama böyleydi. Onun için de hayat değerini kaybediyor...kelimelerle harcanıp gidiyordu...
“Ben” deyince bir boşluk duygusuna kapılıyorum. Öyle unutulmuşum ki, kendimi iyice hissetmek elimden gelmiyor. Benden kalan bütün gerçeklik, var olduğunu hisseden varoluş sadece.