Bir yerde okumuştum, Mösyö Boustouler, tepenize çığ düştüğünde, bütün o karın altında yatarken neresi aşağı neresi yukarı anlayamaz oluyormuşsunuz. Karı iteleyip kurtulmak istiyor ama yanlış yönü seçip kendinizi daha da derine, kendi mezarınıza gömüyormuşsunuz. İşte kendimi aynen böyle hissediyordum, yönünü şaşırmış, arafta kalmış, pusulamdan olmuştum. Dahası sözcüklere dökemeyeceğim kadar derin bir bunalımdaydım.
"Sen orada değildin, görmedin." dedi Montag. "Bir kadının yanan bir evde kalmasına yol açtıklarına göre, kitaplarda bir şeyler olmalı... hayal edemeyeceğimiz bir şeyler, orada bir şeyler olmalı. İnsan bir hiç uğruna kalmaz."
Rahat bıraksanıza lan adamı." diye bağırdım. Kansız celal bana şöyle bir bakıp, "Sana ne lan. Avukatı mısın?" diye cırladı. "Doğru bildiğim şeyi söylemek için kimseden para almam gerekmez.