Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İnsanlar "
Profesör Andrew Martin , matematikçilerin asla çözülemeyeceğini düşündüğü Riemann denklemini ispatlar. Bu gelişme tüm insanlığın hayatını değiştirecektir.Fakat bunu tüm dünyaya duyuramadan ölür. Ölümü basit bir şekilde olmamıştır. Uzaylılar birini gönderir. Bu kişi bir görevi yerine getirmek için Andrew Martin'in bedenine girer ve asla bilmediği bir yerde, türünü bile bilmediği canlıların arasında yaşamak zorunda kalır. Kendi gezegenindeki kurallar, yaşam, duygular, her şey Dünya'dakinden farklıdır. Ayrıca Andrew Martin yalnız biri de değildir. Bir eşi, çocuğu, sorumlu olduğu öğrencileri olduğu gibi çok da önemli bir profesördür. Onun yerini almak ve insanlara fark ettirmeden görevini tamamlaması hiç de kolay olmayacaktır.
Alıntılar
"Ölen bir bedende yaşıyorlardı ama bir odaya kilitlenmek onları bundan daha çok endişelendiriyordu."
"Kimi zaman acıyı sadece hissetmek bile onu durdurmaya yeterdi."
David Foster Wallace: "Hepimiz yalnızlığını çektiğimizi bilmediğimiz bir şey yüzünden yalnızız."
"Zihin ve beden için farklı hastaneleri var, sanki biri ötekini doğrudan etkilemiyormuş gibi."
"İnsanlar" Benim çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Aktı gitti resmen. İçinde bulunduğumuz için bize normal gelen ama uzaktan bakıldığında çok çok farklı görünen birçok şeye değinmiş kitapta. Hem güldüğüm hem de üzüldüğüm yerleri oldu.Matt Haig'in okuduğum ikinci kitabıydı. Gece Yarısı Kütüphanesi'ni de okurken çok zevk almıştım. Bu bence ondan daha da iyiydi. Son zamanlarda okuduğum en sürükleyici kitaptı. Eğer okumayı düşünüyorsanız zaman kaybetmeden okuyun derim
#Matthaig #insanlar #kitap #kitapyorumu #book #matt #geceyarısıkütüphanesi #birgündebittii #tıp #tıpçı #read #study #haftanınyorgunluğunaiyigeldi
Etrafımdaki her şey hapishane; hapishaneyi hem insan hem de parmaklık ya da sürgü olarak görüyorum. Bu duvar taştan bir hapishane, bu kapı tahtadan bir hapishane, bu zindancılar insan kılığına girmiş bir hapishane. Hapishane yarısı eve, yarısı insana benzeyen korkunç, kusursuz ve yekpare bir varlık. Onun tutsağıyım; beni kuşatıyor, beni bütün kıvrımlarıyla sıkı sıkı sarıyor; beni granit duvarlarının içine kapatıyor, beni kilit altında tutuyor ve beni zindancının gözleriyle gözetliyor.
"Soruma yanıt arıyordum. Oysa sorumun yanıtını bana düşüncelerim veremedi, düşüncelerim, sorumla karşılaştırılamayacak durumda. Yanıtı bana hayatın kendisi verdi, neyin iyi neyin kötü olduğu benim bilgim içindeydi. Bu bilgiyi ben kazanmadım, herkesle birlikte bana da bu bilgi verilmişti, verilmişti, çünkü ben onu hiçbir yerden alamazdım."