buğu
geliyor
yavaş
yavaş
camdan.
Ayırt edemiyorum
içimdeki kıpırtılarla
dışımdaki tangırtıları;
yaptıklarımsa, hep yanılgılardan,
yanılgılar.
Yan
ıl-
ne
nas
ıl.
Birleştiremiyorum
içimdeki kopukluklarla
dışımdaki bozuklukları;
yazdıklarımsa, hep yansılardan;
yansılar.
Yans
ıl-
kim
nas
ıl.
Beyaz Diş...türünün en farklı özelliklerini taşıyan çok akıllı ve içgüdüleri çok güçlü bir kurt.
Bu güzel kurt hep kötü insanlara denk gelmiş, işkencelere maruz kalmış, hatta en tehlikeli köpek ve kurtlarla dövüştürülmüş, sahibi tarafından acımasız birine satılmış...daha ne diyeyim sevgi nedir bilmemiş zavallı bir can..Aslında tüm yarışlarda karşısına çıkan her canlıyı yenerdi ta ki en sonunda artık gücü kalmadığı için ölüme terkedildi ve onu sadece izlediler...canavar insanlar! tam o sırada beklenmedik bir şey oldu.Kahramanımız devreye girdi."Weedon Scott" en sevdiğim karakter kendisi oldu bir de Beyaz Diş tabi ki.
Bu kitap konu itibariyle bana "Köpek Kalbi' ni" anımsattı.Her iki kitapta da hayvanlar, insanları kendilerine zarar veren tehlikeli birer canavar olarak görüyorlar. Maalesef doğru... Aciz, korkak,vicdansız insanlar kendisinden zayıf canlılara zarar vererek güçlü olduklarını sanırlar. Böyle olmasının sebebi "sevgisizlik"bence bu da merhametsizliği bereberinde getirir...
Neyse,Weedon Scott'dan bahsediyordum en son.
Beyaz Diş'in hayatına girerek en büyük iyiliği yaptı. Çünkü o diğerlerinden farklıydı içinde sevgi vardı. Beyaz Diş'i o lanet yerden kurtardı ve sahiplendi. Asıl hikaye bu bölümden sonra başlıyor bu bölüme gelene kadar kitap benim için pek ilerlemedi ama sonrası çok güzeldi zaten.
Beyaz Diş, ilk zamanlar yeni sahibine karşı yaşadıklarından dolayı yaklaşmaya korktu saldırmaya çalıştı ama sahibi sabırla ona sevgiyle yaklaştı başını okşadı bu kurdu korkutsa da içindeki sevgiyi uyandırdı ve bu durum ona tuhaf gelse de yavaş yavaş ona alıştı, yemeğini hep sahibinin en yakın arkadaşı vermesine rağmen o sadece sahibini sevdi. Bir gün Scoot'un bir yere gitmesi gerektiğinde kurt hastalandı yemek yemedi hep onu aradı. Onun bu halleri hem arkadaşını hem de
Kendisi hayatı boyunca hiç kuş beslememiş. Ama bu işe bir yerlerden merak salmış ve harikulade güzel kafesler yapıyordu. Onun yaptığı kafeslerde yaşayan kuşların diğerlerine göre daha mutlu olacağını düşünüyordu. Bunu hiç anlamıyordum. Kafes farklı olsa da kafes işte. Kuşun mutluluğuna etkisi ne olabilir ?
Sanırım yaşlı adam kendisine mutlu olabilecek sebep arıyordu.
Tutarsız da olsa, buna inanmıştı bir kere.