Özellikle de korku, kamu otoriteleri, siyasi partiler ve baskı grupları için önemli bir siyasi kaynaktır. Eski ideolojilerin artık böylesine kuvvetli güdüleme gücüne sahip olmadığı bir çağda, korku siyasi söylemde en tesirli etkenlerden biri haline gelmiştir.
Öyleyse onların doğru düşünmeleri için yeterince şart yok demektir. Çünkü onlar doğru düşünseler de düşünmeseler de nasıl olsa saygı göreceklerini, tehlikeye düşmeyeceklerini bildiklerinden hatadan da korkmazlar. Ama, mesela tüccarlar öyle mi?. Bu mesleğin adamları doğru düşün-medikleri anda iflas ederler. Benim gibi casuslar da hata yapar yapmaz yakalanıp asılırlar. İşte bu yüzden, hata yaptığı anda servetini, hatta canını kaybedebilecek olmayan insanların fikrine güvenilmez. Çünkü malı, canı, sevdikleri tehlikede olmayan biri doğru düşünemez. Bilgi tehlike ile ölçülür dediğimde kastettiklerim bunlardı.
Kodes ya da hükümlü argosuyla kümes, felsefi bir eğitim okuludur. Buradaki hiç kimse, en aşırı yanılsamalarını ve mütevazı metafizik hayallerini açığa çıkarmadan yıllarca yaşayamaz. Gerçeğin sonsuza değin yaşadığı öğreti idi bize;
suçunsa er geç ortaya çıkacağı.