Bir hafta önce okumuş olsaydı, üstünde hiç durmadan geçip gideceği bir dize vardı: "Tanrı'nın çılgın aşığı bir buseye feda eder hayatını"; o dize her zamankinden daha ısrarla yankılanıyordu aklında.
Dizenin hakikatine ve güzelliğine hayran kalmıştı, Ruth' a baktıkça gerçekten de onun tek bir öpücüğü için memnuniyetle ölüme gidebileceğini anlıyordu
Sigarasını yaktı, iyi geceler dedi ve yürüyüp gitti. "Gel de şaşırma," dedi fısıldarcasına. "Aynasıza bak, sarhoş sandı beni iyi mi?" Kendi kendine gülümsedi ve derin düşüncelere daldı. "Gerçi öyleydim," dedi ve peşinden ekledi: "Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım."
Hiçbir şey duymuyor, hiçbir şey hissetmiyorumdum hatta bitişiğimde öne uzanmaya çalışan insanları, ahtapot gibi birdenbire açılan, para koyan ya da paraları toplayan ellerin dahi farkında değildim ; topu görmüyor, krupiyenin sesini duymuyordum fakat buna rağmen heyecan ve çoşkunun bu ellerde oluşturduğu abartıdan yansıyan her şey bana bir rüya gibi geliyordu
"Peki önyargının sizi kör etmesine izin verdiğiniz olmaz mı?"
"Umarım olmaz."
"Görüşlerini hiç değiştirmeyenlerin ilk başta doğru yargıya varmaları bilhassa zorunludur."
"Bu soruların nereye varacağını sorabilir miyim?"
"Sadece karakterinizi ortaya çıkarmaya,"dedi Elizabeth üzerindeki ağırlığı atmaya çalışarak .
"Anlamaya çalışıyorum."